
Gökbilimciler 2001 yılında yaşlı bir yıldızın çevresini saran su buharı bulutunu keşfettiklerinde hemen bunun kaynağını aramaya başladılar. Yanıt Herschel Kızılötesi Gözlemevi'nden geldi. Herschel, ölen bir yıldızın neden sıcak su buharı bulutuyla çevrili olduğunu da açıklıyor. Yanıt ilginçti: suyu yıldızın ışığı oluşturmuştu.

Birbirine yakın duran yıldızların oluşturduğu çift yıldız sistemleri yaşam için uygun bölge bulundurmayabilirler. Bu sonuca NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu verileri ile ulaşıldı. Gözlem sırasında yıldız sisteminde bir toz diskine rastlandı. Yalnız bir farkla: Toz diski iki gezegenin çarpışması yoluyla oluşmuş.

Gökbilimciler NASA’nın Rossi X-Işını Gözleyicisini (RXTE) kullanarak ilk kez bir atarcayı (pulsarı) eşi olan yıldız tarafından tutulurken keşfettiler. Bu sıra dışı yoğun yıldızlarla ilgili daha fazla keşif Einstein’ın Genel Görelilik Kuramını da test edebilecek. Atarcalar süpernova olarak patlayan büyük bir yıldızın çekirdeği olan ve çok hızlı dönen nötron yıldızlarıdır.

ESO’nun Çok Büyük Teleskop’unu kullanan Avrupalı gökbilimciler ilk kez bir magnetarın - alışılmadık bir nötron yıldızı türü - en az 40 Güneş kütleli bir yıldızdan oluştuğunu gösterdiler. Sonuçlar yıldızların nasıl evrimleştiği, bu kadar büyük kütleli bir yıldızın bir magnetar yerine karadelik olmasının beklendiği mevcut teoriler için büyük zorluklar arz ediyor.

Gökbilimciler Fermi Gama Işını Uzay Teleskopu’nu kullanarak bir novadan gelen gama ışınlarını fark ettiler. Keşif, nova patlamalarının böylesi yüksek enerji ışınım yayamayacağı varsayımına karşı koyacak nitelikte. Nova, bir yıldızın ani ve kısa süreli bir patlamasıdır. Patlamaya uğrayan ise ikili sistemin bir üyesi olan beyaz cüce.

Üç arkadaş yıldız oynarken biri aniden kayboldu. Yüz milyon yıl önce bir üçlü yıldız sistemi hayatlarını değiştiren böylesi olay yaşadılar. Üçlüden biri Samanyolu’nun merkezindeki karadeliğin çekimine yakalanırken diğer ikisi ise merkezden dışarı doğru fırladı. Merkezden dışarı fırlayan bu iki yıldız daha sonra ise birleşerek mavi bir yıldız oldular.

ESO’nın Çok Büyük Teleskopu ile gökbilimciler bugüne kadar ki en büyük yıldızları keşfettiler. Bu büyük yıldızlar, çok güçlü rüzgarları nedeniyle güneşten milyonlarca kez daha parlaktır. Akla “yıldızlar acaba ne kadar büyük olabilir” sorusu geliyor. Çalışmada NGC 3603 ve RMC 136a ayrıntılı olarak incelendi.

Gökbilimciler büyük kütleli yıldızların onlardan daha küçük arkadaşlarıyla benzer şekilde oluştuklarının doğrudan kanıtını, büyük kütleli bebek bir yıldızın etrafını sıkıca çevreleyen bir toz diskini ilk kez görüntüleyerek elde ettiler. ESO teleskoplarının birleştirilmesiyle gerçekleştirilen keşif, Nature dergisinin bu haftaki sayısında bir makale ile açıklanıyor.

Gökbilimciler 14 soğuk yıldızı görüntüledi. Herhangi bir teleskopla görülemeyen soğuk ve soluk olan bu yıldızlar aslında yıldız olmayı başaramamış kahverengi cücelerdir. Spitzer uzay teleskopu kızılötesi görüş yeteneği sayesinde bu yıldızları görmeyi başardı. Şimdiye kadar bu nesnelerden çok azı keşfedilebildi.

Gökbilimciler 800 ışık yılı uzaklıktaki Kahraman Bulutsusu’nda yeni yıldız oluşumunu gösteren bir nesneyi keşfettiler. Henüz tam bir yıldıza dönüşmeyen nesne, çevresindeki gaz ve toz diskini çekiyor. Gökadalarda yayılmış halde bulunan gaz ve toz örtüleri, yoğunlaşarak sıcak ve büyük gaz kümelerini oluşturur. Bu da yıldız oluşumunun ilk aşamasıdır.