22 Mayıs 2012

Erboğa A Gökadası’na Derinlemesine Bakış

En fazla görüntüsü alınan gökadalardan olan Erboğa A (NGC 5128)’nın ESO teleskopu ile alınmı görüntüsü. Görüntüye tıkladığınızda daha ayrıntılı olarak gökada üzerinde gezinti ypmanıza olanak sağlayan sayfaya ulaşacaksınız. İyi seyirler. (ESO)

Sıradışı bir gökada olan Erboğa A, Avrupa Güney Gözlemevi tarafından elde edilen bir imgede görüntülendi. 50 saatin üzerindeki poz süresiyle alınan imge, muhtemelen bu kendine özgü ve ihtişamlı nesnenin bugüne kadar oluşturulmuş en derin görüntüsü. Bu imge, Şili’deki La Silla Gözlemevi’ndeki 2,2 metrelik MPG/ESO teleskobunun Geniş Alan Görüntüleyicisi ile oluşturuldu.

NGC 5128 olarak da adlandırılan Erboğa A [1], merkezinde süper kütleli bir karadelik bulunan kendine özgü büyük kütleli bir eliptik gökadadır. Güney takımyıldızı Erboğa bölgesinde gözlenen bu gökada bizden 12 milyon ışık yılı uzaklıktadır ve gökyüzünün en belirgin radyo gökadası olarak kendini göstermektedir. Gökbilimciler, Erboğa A’nın parlak çekirdeği, güçlü radyo ışıması ve jet özelliklerinin gökadanın merkezindeki yaklaşık 100 milyon Güneş kütleli bir karadelik tarafından meydana getirildiğini düşünmektedir. Gökadanın yoğun merkez bölgesindeki madde, karadeliğe düşerken muazzam miktarlarda enerjiyi açığa çıkarmaktadır.

Bu Geniş Alan Görüntüleyicisi imgesi, bize gökadanın sönük dış kısımlarının uzamış görüntüsü şeklinde tezahür eden eliptik yapısını anlama fırsatı vermektedir. Resmin önemli bir kısmını kaplayan parıltı, yüzlerce milyar soğuk ve eski yıldızdan kaynaklanmaktadır. Öte yandan pek çok eliptik gökadanın aksine Erboğa A’nın düzgün şekli, gökadanın merkezini kapatan geniş ve parçalı şerit halindeki koyu bileşenlerle parçalanmış görünmektedir.

Koyu şerit, çok büyük miktarlarda gaz, toz ve genç yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. Şeridin sağ yukarı ve sol aşağı kenarlarındaki parlak genç yıldızlar, Hidrojenden oluşan yıldız oluşum bulutlarının kırmızı parıltısına sebep olurken; bazı izole olmuş toz bulutları, yıldızların oluşturduğu arkaplanda adeta birer karaltı gibi görünmektedir. Bu özellikler ve belirgin radyo ışıması, Erboğa A’nın iki gökadanın birleşmesi sonucu oluştuğunun belirtileridir. Bu tozlu şerit, muhtemelen dev eliptik gökadanın kütleçekim etkisiyle parçalanma sürecini sürdüren bir sarmal gökadaya ait bölük pörçük kalıntılardır.

Geniş Alan Görüntüleyicisi’nden elde edilen yeni imgeler, kırmızı, yeşil, mavi filtrelerle birlikte parıldayan Hidrojen ve Oksijeni geçiren özel tasarımlı filtrelerden geçen ışıktan elde edilen uzun süreli pozlar içermektedir. Bu özel tasarımlı filtreler, Erboğa A çevresinin Geniş Alan Görüntüleyisi’yle elde edilen önceki imgesinde (eso0315a) kabaca görünür bilinen optik jet yapılarını ayırt etmemize yardım etmektedir.

Gökadadan imgenin sol üst köşesine doğru uzanan ve radyo imgelerinde belirgin devasa jetlerle kabaca aynı konumda bulunan iki grup kırmızı ipliksi yapı görülmektedir. Bu iki yapı da genç ve sıcak yıldızlar içeren yıldız oluşum bölgeleridir [2]. Tozlu şeridin sol tarafının üstünde, gökada çekirdeğinden yaklaşık 30 000 ışık yılı mesafede, iç ipliksi yapılar göze çarpmaktadır. Bunların daha da dışında, gökada çekirdeğinden yaklaşık 65 000 ışık yılı mesafede ve imgenin sol üst kısmının yakınlarında görülebilen dış ipliksi yapılar mevcuttur. Ayrıca sağ alta doğru uzanan çok sönük karşı-jet izleri de görülebilmektedir.

Erboğa A, radyodan gama-ışınına uzanan dalga boylarında çok çalışılmış bir kaynaktır. Özellikle radyo ve X-ışını gözlemleri, merkezdeki süper kütleli karadelikten çıkan enerjik maddeyle çevresi arasındaki etkileşimi anlamak için önemlidir (eso0903). Erboğa A’nın ALMA ile çalışılmasına ise yani başlanmaktadır.

Erboğa A’nın pek çok gözleminden yararlanılarak elde edilen bu imge, yer teleskopları gözlemleri kullanılarak Erboğa A gibi yerel grup dışındaki gökadalarında bulunan değişken yıldızların belirlenerek üzerlerinde çalışılabilmelerinin mümkün olup olmadığını sınamak için oluşturulmuştur [3]. Bu yolla Erboğa A’da 200’den fazla yeni değişken yıldız keşfedilmiştir.

NGC 5128 olarak da adlandırılan Erboğa A[1], merkezinde süper kütleli bir karadelik bulunan kendine özgü büyük kütleli bir eliptik gökadadır. Güney takımyıldızı Erboğa bölgesindegözlenen bu gökada bizden 12 milyon ışık yılı uzaklıktadır ve gökyüzünün en belirgin radyo gökadası olarak kendini göstermektedir. Gökbilimciler, Erboğa A’nın parlak çekirdeği, güçlü radyo ışıması ve jet özelliklerinin gökadanın merkezindeki yaklaşık 100 milyon Güneş kütleli bir karadelik tarafından meydana getirildiğini düşünmektedir. Gökadanın yoğun merkez bölgesindeki madde, karadeliğe düşerken muazzam miktarlarda enerjiyi açığa çıkarmaktadır.

Bu Geniş Alan Görüntüleyicisi imgesi, bize gökadanın sönük dış kısımlarının uzamış görüntüsü şeklinde tezahür eden eliptik yapısını anlama fırsatı vermektedir. Resmin önemli bir kısmını kaplayan parıltı, yüzlerce milyar soğuk ve eski yıldızdan kaynaklanmaktadır. Öte yandan pek çok eliptik gökadanın aksine Erboğa A’nın düzgün şekli, gökadanın merkezini kapatan geniş ve parçalı şerit halindeki koyu bileşenlerle parçalanmış görünmektedir.

Koyu şerit, çok büyük miktarlarda gaz, toz ve genç yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. Şeridin sağ yukarı ve sol aşağı kenarlarındaki parlak genç yıldızlar, Hidrojenden oluşan yıldız oluşum bulutlarının kırmızı parıltısına sebep olurken; bazı izole olmuş toz bulutları, yıldızların oluşturduğu arkaplanda adeta birer karaltı gibi görünmektedir. Bu özellikler ve belirgin radyo ışıması, Erboğa A’nın iki gökadanın birleşmesi sonucu oluştuğunun belirtileridir. Bu tozlu şerit, muhtemelen dev eliptik gökadanın kütleçekim etkisiyle parçalanma sürecini sürdüren bir sarmal gökadaya ait bölük pörçük kalıntılardır.

Geniş Alan Görüntüleyicisi’nden elde edilen yeni imgeler, kırmızı, yeşil, mavi filtrelerle birlikte parıldayan Hidrojen ve Oksijeni geçiren özel tasarımlı filtrelerden geçen ışıktan elde edilen uzun süreli pozlar içermektedir. Bu özel tasarımlı filtreler, Erboğa A çevresinin Geniş Alan Görüntüleyisi’yle elde edilen önceki imgesinde (eso0315a) kabaca görünür bilinen optik jet yapılarını ayırt etmemize yardım etmektedir.

Gökadadan imgenin sol üst köşesine doğru uzanan ve radyo imgelerinde belirgin devasa jetlerle kabaca aynı konumda bulunan iki grup kırmızı ipliksi yapı görülmektedir. Bu iki yapı da genç ve sıcak yıldızlar içeren yıldız oluşum bölgeleridir [2]. Tozlu şeridin sol tarafının üstünde, gökada çekirdeğinden yaklaşık 30 000 ışık yılı mesafede, iç ipliksi yapılar göze çarpmaktadır. Bunların daha da dışında, gökada çekirdeğinden yaklaşık 65 000 ışık yılı mesafede ve imgenin sol üst kısmının yakınlarında görülebilen dış ipliksi yapılar mevcuttur. Ayrıca sağ alta doğru uzanan çok sönük karşı-jet emaresi de görülebilmektedir.

Erboğa A, radyodan gama-ışınına uzanan dalga boylarında çok çalışılmış bir kaynaktır. Özellikle radyo ve X-ışını gözlemleri, merkezdeki süper kütleli karadelikten çıkan enerjik maddeyle çevresi arasındaki etkileşimi anlamak için önemlidir (bkz.eso0903). Erboğa A’nın ALMA ile çalışılmasına ise yani başlanmaktadır.

Erboğa A’nın pek çok gözleminden yararlanılarak elde edilen bu imge, yer teleskopları gözlemleri kullanılarak Erboğa A gibi yerel grup dışındaki gökadalarında bulunan değişken yıldızların belirlenerek üzerlerinde çalışılabilmelerinin mümkün olup olmadığını sınamak için oluşturulmuştur [3]. Bu yolla Erboğa A’da 200’den fazla yeni değişken yıldız keşfedilmiştir.

NGC 5128 olarak da adlandırılan Erboğa A[1], merkezinde süper kütleli bir karadelik bulunan kendine özgü büyük kütleli bir eliptik gökadadır. Güney takımyıldızı Erboğa bölgesindegözlenen bu gökada bizden 12 milyon ışık yılı uzaklıktadır ve gökyüzünün en belirgin radyo gökadası olarak kendini göstermektedir. Gökbilimciler, Erboğa A’nın parlak çekirdeği, güçlü radyo ışıması ve jet özelliklerinin gökadanın merkezindeki yaklaşık 100 milyon Güneş kütleli bir karadelik tarafından meydana getirildiğini düşünmektedir. Gökadanın yoğun merkez bölgesindeki madde, karadeliğe düşerken muazzam miktarlarda enerjiyi açığa çıkarmaktadır.

Bu Geniş Alan Görüntüleyicisi imgesi, bize gökadanın sönük dış kısımlarının uzamış görüntüsü şeklinde tezahür eden eliptik yapısını anlama fırsatı vermektedir. Resmin önemli bir kısmını kaplayan parıltı, yüzlerce milyar soğuk ve eski yıldızdan kaynaklanmaktadır. Öte yandan pek çok eliptik gökadanın aksine Erboğa A’nın düzgün şekli, gökadanın merkezini kapatan geniş ve parçalı şerit halindeki koyu bileşenlerle parçalanmış görünmektedir.

Koyu şerit, çok büyük miktarlarda gaz, toz ve genç yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. Şeridin sağ yukarı ve sol aşağı kenarlarındaki parlak genç yıldızlar, Hidrojenden oluşan yıldız oluşum bulutlarının kırmızı parıltısına sebep olurken; bazı izole olmuş toz bulutları, yıldızların oluşturduğu arkaplanda adeta birer karaltı gibi görünmektedir. Bu özellikler ve belirgin radyo ışıması, Erboğa A’nın iki gökadanın birleşmesi sonucu oluştuğunun belirtileridir. Bu tozlu şerit, muhtemelen dev eliptik gökadanın kütleçekim etkisiyle parçalanma sürecini sürdüren bir sarmal gökadaya ait bölük pörçük kalıntılardır.

Geniş Alan Görüntüleyicisi’nden elde edilen yeni imgeler, kırmızı, yeşil, mavi filtrelerle birlikte parıldayan Hidrojen ve Oksijeni geçiren özel tasarımlı filtrelerden geçen ışıktan elde edilen uzun süreli pozlar içermektedir. Bu özel tasarımlı filtreler, Erboğa A çevresinin Geniş Alan Görüntüleyisi’yle elde edilen önceki imgesinde (eso0315a) kabaca görünür bilinen optik jet yapılarını ayırt etmemize yardım etmektedir.

Gökadadan imgenin sol üst köşesine doğru uzanan ve radyo imgelerinde belirgin devasa jetlerle kabaca aynı konumda bulunan iki grup kırmızı ipliksi yapı görülmektedir. Bu iki yapı da genç ve sıcak yıldızlar içeren yıldız oluşum bölgeleridir [2]. Tozlu şeridin sol tarafının üstünde, gökada çekirdeğinden yaklaşık 30 000 ışık yılı mesafede, iç ipliksi yapılar göze çarpmaktadır. Bunların daha da dışında, gökada çekirdeğinden yaklaşık 65 000 ışık yılı mesafede ve imgenin sol üst kısmının yakınlarında görülebilen dış ipliksi yapılar mevcuttur. Ayrıca sağ alta doğru uzanan çok sönük karşı-jet emaresi de görülebilmektedir.

Erboğa A, radyodan gama-ışınına uzanan dalga boylarında çok çalışılmış bir kaynaktır. Özellikle radyo ve X-ışını gözlemleri, merkezdeki süper kütleli karadelikten çıkan enerjik maddeyle çevresi arasındaki etkileşimi anlamak için önemlidir (bkz.eso0903). Erboğa A’nın ALMA ile çalışılmasına ise yani başlanmaktadır.

Erboğa A’nın pek çok gözleminden yararlanılarak elde edilen bu imge, yer teleskopları gözlemleri kullanılarak Erboğa A gibi yerel grup dışındaki gökadalarında bulunan değişken yıldızların belirlenerek üzerlerinde çalışılabilmelerinin mümkün olup olmadığını sınamak için oluşturulmuştur [3]. Bu yolla Erboğa A’da 200’den fazla yeni değişken yıldız keşfedilmiştir.NGC 5128 olarak da adlandırılan Erboğa A [1], merkezinde süper kütleli bir karadelik bulunan kendine özgü büyük kütleli bir eliptik gökadadır. Güney takımyıldızı Erboğa bölgesinde gözlenen bu gökada bizden 12 milyon ışık yılı uzaklıktadır ve gökyüzünün en belirgin radyo gökadası olarak kendini göstermektedir. Gökbilimciler, Erboğa A’nın parlak çekirdeği, güçlü radyo ışıması ve jet özelliklerinin gökadanın merkezindeki yaklaşık 100 milyon Güneş kütleli bir karadelik tarafından meydana getirildiğini düşünmektedir. Gökadanın yoğun merkez bölgesindeki madde, karadeliğe düşerken muazzam miktarlarda enerjiyi açığa çıkarmaktadır.

 

 

 

 

Bu Geniş Alan Görüntüleyicisi imgesi, bize gökadanın sönük dış kısımlarının uzamış görüntüsü şeklinde tezahür eden eliptik yapısını anlama fırsatı vermektedir. Resmin önemli bir kısmını kaplayan parıltı, yüzlerce milyar soğuk ve eski yıldızdan kaynaklanmaktadır. Öte yandan pek çok eliptik gökadanın aksine Erboğa A’nın düzgün şekli, gökadanın merkezini kapatan geniş ve parçalı şerit halindeki koyu bileşenlerle parçalanmış görünmektedir.

Koyu şerit, çok büyük miktarlarda gaz, toz ve genç yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. Şeridin sağ yukarı ve sol aşağı kenarlarındaki parlak genç yıldızlar, Hidrojenden oluşan yıldız oluşum bulutlarının kırmızı parıltısına sebep olurken; bazı izole olmuş toz bulutları, yıldızların oluşturduğu arkaplanda adeta birer karaltı gibi görünmektedir. Bu özellikler ve belirgin radyo ışıması, Erboğa A’nın iki gökadanın birleşmesi sonucu oluştuğunun belirtileridir. Bu tozlu şerit, muhtemelen dev eliptik gökadanın kütleçekim etkisiyle parçalanma sürecini sürdüren bir sarmal gökadaya ait bölük pörçük kalıntılardır.

Geniş Alan Görüntüleyicisi’nden elde edilen yeni imgeler, kırmızı, yeşil, mavi filtrelerle birlikte parıldayan Hidrojen ve Oksijeni geçiren özel tasarımlı filtrelerden geçen ışıktan elde edilen uzun süreli pozlar içermektedir. Bu özel tasarımlı filtreler, Erboğa A çevresinin Geniş Alan Görüntüleyisi’yle elde edilen önceki imgesinde (eso0315a) kabaca görünür bilinen optik jet yapılarını ayırt etmemize yardım etmektedir.

Gökadadan imgenin sol üst köşesine doğru uzanan ve radyo imgelerinde belirgin devasa jetlerle kabaca aynı konumda bulunan iki grup kırmızı ipliksi yapı görülmektedir. Bu iki yapı da genç ve sıcak yıldızlar içeren yıldız oluşum bölgeleridir [2]. Tozlu şeridin sol tarafının üstünde, gökada çekirdeğinden yaklaşık 30 000 ışık yılı mesafede, iç ipliksi yapılar göze çarpmaktadır. Bunların daha da dışında, gökada çekirdeğinden yaklaşık 65 000 ışık yılı mesafede ve imgenin sol üst kısmının yakınlarında görülebilen dış ipliksi yapılar mevcuttur. Ayrıca sağ alta doğru uzanan çok sönük karşı-jet emaresi de görülebilmektedir.

Erboğa A, radyodan gama-ışınına uzanan dalga boylarında çok çalışılmış bir kaynaktır. Özellikle radyo ve X-ışını gözlemleri, merkezdeki süper kütleli karadelikten çıkan enerjik maddeyle çevresi arasındaki etkileşimi anlamak için önemlidir (bkz. eso0903). Erboğa A’nın ALMA ile çalışılmasına ise yani başlanmaktadır.

 

 

 

 

Erboğa A’nın pek çok gözleminden yararlanılarak elde edilen bu imge, yer teleskopları gözlemleri kullanılarak Erboğa A gibi yerel grup dışındaki gökadalarında bulunan değişken yıldızların belirlenerek üzerlerinde çalışılabilmelerinin mümkün olup olmadığını sınamak için oluşturulmuştur [3]. Bu yolla Erboğa A’da 200’den fazla yeni değişken yıldız keşfedilmiştir.

Notlar

[1] Bu gökada ilk kez Avustralya’daki Parramatta Gözlemevi’nde Britanyalı gökbilimci James Dunlop tarafından 4 Ağustos 1826’da kayıt altına alınmıştır. Gökadaya Erboğa A denmesinin nedeni ise gökadanın Erboğa takımyıldızında 1950’lerde keşfedilen ilk önemli radyo dalgası kaynağı olmasıdır

[2] İki ipliksi yapının nedeni iyi bilinmemekte ve gökbilimcilerce bu ipliksi yapıların gökada çekirdeğinden gelen ışımadan kaynaklanan iyonlaşma ya da gaz yığınlarının neden olduğu şoklar sonucu oluşabileceği tartışılmaktadır.

[3] Daha fazla bilgi J.T.A. de Jong et al. 2008 makalesinde bulunabilir.

 

ESO-Türkçe

Çeviri: Sıtkı Çağdaş İnam (Başkent Üniversitesi – Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü – ESON Türkiye Ekibi-Ankara)

 

 


Düşünceniz

XHTML: Bu kodlardan yararlanabilirsiniz.: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*