23 Haziran 2017

Hubble ile Ölü Gökada Analizi

Hubble, gökada evrimi kuramlarına karşı koyan kütleli ölü gökadayı görüntüledi.

Uzaydaki “doğal mercek” gözlem etkisini NASA’nın Hubble teleskopu yetenekleriyle  birleştiren gökbilimciler şaşırtıcı bir keşfe imza attılar. Devasa yapılı, hızla dönen ve disk şeklindeki gökadanın ilk örneği olup yıldızları büyük patlamadan (big bang) sadece birkaç milyar yıl sonra oluşmuştur.

Hubble gözünü yine çok uzaklara dikti. Burada önce gökada kümesi MACS J2129-07410 ve mercekleme etkisiyle gözlenen gökada MACS2129-1 gösterilmiştir. ( NASA, ESA, and S. Toft (University of Copenhagen))

Böyle bir gökadanın evrenin erken dönemlerinde gözlenmesi kütleli gökadaların nasıl oluştuğu ve geliştiği yönündeki mevcut açıklamalarla uyuşmuyor.

Hubble gökadayı fotoğrafladığında gökbilimciler, birleşerek gökada oluşturmuş yıldız kümesi görmeyi umuyorlardı. Ancak yıldızların yassı şekilli bir diskte doğduğuna ait kanıtlara ulaştılar.

Bu görüntü yıldız oluşumlarının durduğu en eski “ölü” gökadaların bir kısmının Samanyolu şeklindeki diskten günümüze kadar dev eliptik gökadalara dönüştüğü yönündeki ilk gözlemsel kanıttır.

Bu sürpriz bir sonuçtur, çünkü eliptik gökadalar daha yaşlı yıldızlar barındırırken sarmal gökadalarda daha çok genç yıldızlar bulunur. Erken “ölü” gökadaların en azından bir kısmında büyük değişimler yaşanmış olmalı. Bu değişim sadece yapılarını değil, eliptik şekillerini de belirlemiş olabilir.

Samanyolu ile ölü gökada MACS2129-1’in karşılaştırılması (NASA, ESA, and Z. Levy (STScI)).

Kopenhag Üniversitesi Niels Bohr Enstitüsü Karanlık Kozmoloji Merkezinden (Dark Cosmology Center) Sune Toft: “Bu yeni bakış gökadaların erken dönemlerinde ve yerel eliptik gökadalara dönüşmesinin ardında tüm kozmolojik yapıyı yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Belki de erken “ölü” gökadaların aslında disk olabileceğini göremediğimiz için bunların çözümleyemedik” diyor.

Uzak “ölü” gökadalarla ilgili önceki çalışmalar yapılarının gelişerek yerel eliptik gökadalara benzeyeceği üzerineydi. Bu varsayımı temelde kabul etmek için bugün kullanılan teleskoplardan daha güçlü olanları gerekiyor. Bununla birlikte “kütle çekimsel mercek” adı verilen doğal alet aracılığıyla çok geniş alanda gözlem yapılabilir. Bu doğal yöntemde, öndeki gökada çok uzaktaki gökadadan gelen ışığı kütle çekimiyle büküp mercek gibi davranarak daha büyük görünmesini sağlar. Böylesi bir doğal merceği Hubble’ın yetenekleriyle birleştirince ölü gökadaların merkezleri görüntülenebilir.

Uzak gökada Samanyolu’nun üç katı kütleli olmasına karşılık boyutu gökadamızın yarısı kadardır. Avrupa Güney Gözlemevinin Çok Büyük Teleskopu (VLT) ile yapılan dönme hızı ölçümlerine göre de gökada Samanyolu’nun iki katından daha hızlı dönmektedir.

Bu gökadanın yıldız oluşumunu neden durdurduğu henüz bilinmiyor. Aktif gökada merkezindeki süper kütleli karadelikten fışkıran jetlerin enerjisinin bir sonucu olabilir. Bu enerji gazın ısınmasına ya da gökadadan uzaklaşarak yıldız oluşumuna engel oluşturmuş olabilir. Gökada da soğuk gazın yıldız oluşturan bulutlara dönüşmesi için yeterli soğukluğa ulaşması gerekir. Böyle bir durum oluşmadığına göre gaz hızla sıkışıp ısınıyor demektir. Böylece gaz yıldız oluşturan bulutlara dönüşememektedir.

Ancak bu genç, muazzam yapıdaki diskler evrende gördüğümüz eliptik gökadalara nasıl dönüşebilir? “Muhtemelen birleşmeler yoluyla” diyor Toft. “Bu gökadalar daha küçük olanlarla birleşerek büyüyor olabilir. Bu durumda gökadaya farklı yerlerinden farklı açılarla küçük yapılar katılmış demektir ki bu da gökadadaki yıldızların rastgele yörüngelere sahip olması anlamına gelir. Bunun dışında büyük birleşmeleri de hayal edebilirsiniz.”

Toft ve ekibi bu gökadaların daha büyük örneğini aramak için James Webb teleskopunun göreve başlayacağı günü sabırsızlıkla bekliyor.

Hubble


Düşünceniz

XHTML: Bu kodlardan yararlanabilirsiniz.: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*