26 Ekim 2015

Lovejoy Çevresine Alkol Saçıyor!

Uluslararası bir gökbilimci ekibi Lovejoy kuyrukluyıldızının uzaya bol miktarda alkol ve şeker saçtığını keşfetti. Böylece ilk kez bir kuyrukluyıldızda alkollü içeceklerde bulunanla aynı türden olan etil alkole rastlanmış oldu. Bu sonuç kuyrukluyıldızlardaki olası organik moleküllerle hayatın nasıl başladığı sorusuna yanıt verecek önemli bir kanıt sunmaktadır.

lovejoy ky

Lovejoy’un 12 Şubat 2015’de alınan görüntüsünün büyük çözünürlükteki hali için fotoğrafa tıklayınız (Fabrice Noel).

Fransa’daki Paris Gözlemevi’nden Nicolas Biver: “Lovejoy kuyrukluyıldızından saniyede 500 şarap şişesi kadar alkolün döküldüğünü belirledik. Ekip kuyrukluyıldızda alkol, glikol aldehid ve basit şeker dışında 21 farklı molekülü tespit etti.

Kuyrukluyıldızlar Güneş Sistemi’nin oluşum döneminden kalma donmuş kalıntılardır. Yapıları nispeten bozulmamış olan bu cisimler Güneş Sistemi’nin oluşumuyla ilgili önemli bilgiler saklar. Çoğu Güneş’ten oldukça uzak soğuk olan bölgelerde yer alır. Zaman zaman Güneş’in muazzam kütle çekiminin etkisiyle iç bölgelere yönelirler ve güneş rüzgârlarıyla yüzeyleri yanıp kavrulmaya başlarken arkalarında milyonlarca kilometreye kadar uzanabilen gaz ve su buharı kuyrukları oluşur.

30 Ocak 2015’de Güneş’e en yakın konumundan geçerken saniyede 20 ton maddeyi uzaya saçan Lovejoy (katalog adı C/2014 Q2), 1997’deki Hale Bopp kuyrukluyıldızından bu yana görülen en parlak ve en aktif kuyrukluyıldız oldu. Ekip bu sırada kuyrukluyıldızın atmosferini gözledi. Bunun için İspanya’nın Sierra Nevada dağlarındaki 30 metrelik teleskopla mikrodalga alanında gözlem yapıldı.

22 Şubat 2015’deki Lovejoy. Yüksek çözünürlük için görsele tıklayınız (Fabrice Noel).

Kuyrukluyıldızların atmosferlerinde güneş ışığı etkisiyle açığa çıkan enerji ancak ışığın mikrodalga alanında gözlenir. Her molekül teleskop üzerindeki detektörlere kendi imzasını taşıyan frekansıyla göz kırpar. Geniş bir frekans tarama aralığıyla gelişmiş donanıma sahip ekip kısa sürede kuyrukluyıldızdaki çok farklı molekülleri tespit edebilmiştir.

Bazı araştırmacılar Dünya’daki yaşamın kuyrukluyıldızlardaki organik moleküllerin yardımıyla başladığını düşünüyor. Lovejoy ve diğer kuyrukluyıldızda gözlenen karmaşık organik moleküllerin keşfi bu fikre destek sağlamaktadır.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden Stefanie Milam: “Sonuçlar kuyrukluyıldızların kesinlikle karmaşık kimya yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 3,8 milyar yıl önceki bombardıman altındaki Dünya’da su, karbonmonoksit ve azot gibi yaşamın temel taşı moleküller yoktu. Bu maddeler asteroitler ve kuyrukluyıldızların Dünya’ya çarpmasıyla geldi. Şimdi de bir kuyrukluyıldızda şekerin olduğunu gördük. Bunun gibi birden fazla karbon atomlu molekülleri ve daha karmaşık yapılı amino asitleri gördük. Bunlar bilindiği üzere DNA’nın temel yapıtaşlarıdır” diyor.

İspanya’daki 30 metrelik IRAM radyo teleskopu (Nicolas Biver).

Geçtiğimiz Temmuz ayında 67P kuyrukluyıldızı çevresinde dolanan ESA’nın Rosetta ve yüzey aracı Philae’de 16 organik bileşik tespit etmişti. Bunlardan bazılarının şeker için gerekli olan amino asit, nükleobazlar ve bazı basit organik bileşikler olduğunu bildirdi.

Gökbilimciler kuyrukluyıldızların Güneş sistemini oluşturan gaz ve toz bulutundan oluştuğunu düşünüyor. Patlayan yıldızlar (süpernovalar) ve yaşamlarının sonuna gelen kırmızı dev yıldızlardan yayılan rüzgârlar uzaya toz ve gazdan oluşan büyük bulutlar atar. Süpernovalar ve yıldız rüzgârlarıyla bu dev bulut belirli bir alana sıkışarak yoğunlaşır. Böylece bulut yeni yıldız ve gezegen sistemi oluşturmak için çöker.

Bu bulutlar sayısız toz tanecikleri içerir. Karbondioksit, su ve diğer gazlar soğuk ve nemli bir havada maddeleri kaplaması gibi tanecikleri sarar. Uzayda yayılan ışıma bu don halindeki maddenin organik moleküller üretmesine destek olur. Kuyrukluyıldız ve asteroitlere yapışan bu maddeler sonunda Dünya gibi dinamik ve genç gezegenlere ulaşır.

Paris Gözlemevi’nden Dominique Bockelée-Morvan: “Bir sonraki adım ise bu organik molekülün Güneş Sistemi’ni oluşturan ilkel bulut kökenli mi yoksa sonradan mı oluştuğunu anlamak olacak.

NASA/Goddard


Düşünceniz

XHTML: Bu kodlardan yararlanabilirsiniz.: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*