Karadelik

  • Orta Boy Karadeliklere İlk Kanıt

    NASA’nın Chandra X-Işını Gözlemevi ve ESA’nın XMM-Newton Gözlemevi M82 Gökadası’nda iki orta boy karadeliğin olduğuna ilişkin güçlü bir kanıtla geldiler. Son birkaç yıl içinde oluşan genel kabule göre karadelikler iki ayrı gruptan oluşur: Küçükler ve büyükler.
    Ama bir soru hep yanıtsız kaldı: İki grup arasında bir başka grup var mı?

  • Evrenin Virüsleri

    Uzay boşluğunu kütle çekimsel olan eğen karadelikler bilim kurgu yazarlarınca yıkıcı özellikleri ön planda tutularak işlenmiştir. Nottingham Üniversitesi’ndeki araştırmacılar ise karadeliklerin bu özelliğinin dışında başka bir özelliği daha olduğunu ortaya çıkardı. Buna göre karadelikler, yeni yıldızların oluşumunda etkin rol oynuyor.

  • Büyüyen Karadelikler

    Geçmişe bakmak. Belki de zamanda yolculuk budur. Kuasarların ve uzak gökadaların merkezlerindeki karadeliklerin aktif ve çok güçlü oldukları belirlendi. Bu karadelikler 100 milyon ile 10 milyar güneş kütleli olup çevrelerinde yoğun olarak gaz ve toz bulutu dolanmaktadır.

  • Karadeliklerin Gökadaların Gelişimindeki Etkisi

    NASA’nın Chandra X-Işınları Gözlemevi ile bir gökadadaki süper kütleli bir karadelikten güçlü rüzgârlar nedeniyle fışkıran gazı görüntüledi. Bu keşif gökadaların merkezlerinde bulunan karadeliklerin gökadaların gelişiminde önemli rol oynadığını gösteriyor.

  • Yeni Tip Süpernova

    İlk kez süpernova gibi patlayan gama ışını gözlenmeyen bir gama ışını patlaması gözlendi. Sanki bir terslik var gibi değil mi? Gama ışını görünmüyorsa nasıl gama ışını patlaması denilebiliyor. Haberin ayrıntılarını görelim.

  • Bu Çift Çok Uzakta

    Gökbilimciler başka bir gökada içinde yıldız-karadelik çifti keşfini gerçekleştirdiler. Keşif ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (Very Large Telescope-VLT) ile yapıldı. Sistem şimdiye kadar keşfedilen en büyük ikinci yıldız-karadelik çifti olarak kayıtlara geçti.

  • Uzaydaki Av

    NASA’nın Chandra X-Işınları Gözlemevi ile Magellan teleskopları ile ilk kez bir karadelik, avını pençesine düşürmüş olarak yakalandı. Orta boydaki bir karadeliğin yakınındaki bir yıldız kalıntısı olan beyaz cüce yıldızı kendine doğru çektiği ve yıldızı yavaş yavaş parçaladığı ortaya çıkarıldı. Böylesi bir olay –eğer onaylanırsa- ilk kez görüntülenmiş olacak.

    Bu olay yaşlı yıldızların barındığı bir kümede olağandışı parlamaya başlayan bir ışık kaynağı sayesinde fark edildi. Chandra’ya ulaşan X-ışını yoğunluğu ile gökbilimciler teleskoplarını bölgeye yönelttiler.

  • Bu Karadelik Bize Sanılandan Daha Yakınmış

    İlk kez bir karadeliğin Dünya’ya olan uzaklığı net bir şekilde ölçüldü. Gökbilimciler 7800 ışık yılı uzaklıktaki bir karadeliği matematiksel modellere gereksinim duymadan yakınındaki bir yıldızdan yayılan radyo dalgalarını ölçerek hesaplamayı başardılar.

    Gökcisimlerinin uzaklıkları trigonometrik paralaks denilen yöntemle ölçülür. Bu yöntemde gökbilimciler Dünya’nın Güneş çevresinde dolanmasının sonucunda bir yıldızın konumundaki değişikliğini (yıllık kayma değeri) ölçer.

  • Çarpışan Gökadalar

    Yeni bir görüntü NGC-6872 ve IC-4970 gökadaları arasında süren çarpışmayı üç farklı teleskopla elde edilen verilerin birleştirilmesiyle elde edildi: Chandra ile X-ışını görüntüsü, Spitzer ile kızılötesi görüntü ve ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (VLT) ile de görünür ışık (kırmızı, mavi ve yeşil dalga boylarında) ile alınan görüntü. Gökbilimciler gökadaların merkezlerinde süper kütleli karadelikler bulunduğunu düşünüyor.

  • Fermi Teleskobu’ndan Mikrokuasar İncelemesi

    Gökbilimciler Kuğu X-3’den yayılan yüksek enerjili gama ışınının ikili bir sistem tarafından oluştuğunu gösterdi. Sistemin üyelerinden biri olan büyük yıldız, yakınındaki bir nesnenin–nötron yıldızı veya karadelikde olabilir- etkisinden dolayı uzaya ışık hızının yarısı hızda radyo dalgası yayıyor.

    Gökbilimciler bu tür nesneleri mikro kuasar olarak adlandırır. Bu tür nesneler merkezlerinde süper kütleli karadelik olan uzak gökadaların ve blazarların küçük bir kopyaları gibi çok güçlü radyo dalgalarını yüksek hızda yayınlarlar.