• Gökyüzümüzü İstiyoruz!

    Teknoloji hızla ilerliyor. Bu da beraberinde çeşitli sorunları getiriyor. Bu sorunların bazıları çözülebilecek ve olmaması gerekenler. Örneğin amatör ya da profesyonel gökbilimcilerin en fazla şikayet ettiği konu: ışık kirliliği. Gökyüzümüzü elimizden alıyor, yavaş yavaş da değil, çok hızlı bir şekilde.

  • Nükleer Galaktik Halkalar

    Bir grup Astrofizikçi galaktik çekirdeklerin çevresini simit gibi saran büyük yıldız oluşum bölgelerindeki nükleer halkaların örtüsünü kaldırdı. Çalışma altısı eliptik gökadalardaki toz halkaları olamk üzere 107 gökadadaki 113 halkayı kapsıyor. Çalışma şimdiye kadar yapılanların en kapsamlısı.

  • Orta Boy Karadeliklere İlk Kanıt

    NASA’nın Chandra X-Işını Gözlemevi ve ESA’nın XMM-Newton Gözlemevi M82 Gökadası’nda iki orta boy karadeliğin olduğuna ilişkin güçlü bir kanıtla geldiler. Son birkaç yıl içinde oluşan genel kabule göre karadelikler iki ayrı gruptan oluşur: Küçükler ve büyükler.
    Ama bir soru hep yanıtsız kaldı: İki grup arasında bir başka grup var mı?

  • Bir Kuyrukluyıldız Neye Benzer?

    Kuyrukluyıldızların yakınında çalışmak tehlikeli olabilir. Çünkü kuyrukluyıldız yüzeyinden saçılan mini parçalar uzay aracına zarar verebilir. Almanya’daki Max Planck Enstitüsü’ndeki araştırmacılar dünyadan bakılarak gerekli bilgiyi toplayabilecekleri bir bilgisayar modeli geliştirdiler.

  • Asteroitte Su Bulundu

    Bilim insanları NASA’nın bir teleskobunu kullanarak bir asteroit yüzeyinde su-buz ve karbonlu bileşikler olduğunu tespit ettiler. Keşif, Asteroit Kuşağı’nda bulunan kuyrukluyıldız ve soğuk nesnelerin birçoğunda bu maddelerin olabileceğini akla getiriyor. Bunlardan birinin de dünyadaki yaşamı başlatan süreçte etkin rol oynamış olabileceği düşünülüyor.

  • Ay’daki Rus Aracı

    Kaliforniya San Diego Üniversitesi’ndeki araştırmacılar NASA’nın Ay Yörünge Keşif Aracı’ndaki (LRO- Lunar Reconnaissance Orbiter) yardımcı araçlar ile dünyadan gönderilen bir sinyali Rus Lunokhod aracından yansıtmayı başardılar. Bu sayede Rus aracının yeri de kesinleşmiş oldu.

  • Planck’la Yıldız Oluşumları Çözümleniyor

    ESA’nın Planck Uzay Gözlemevi’nden alınan yeni görüntüler yıldız oluşumu sürecinin anlaşılması için gökadadaki gaz ve tozu inceleyerek, onlara şekil veren kuvvetleri anlamamıza yardımcı oluyor. Hiçbir görünür ışık teleskopu bu tozun arkasını görmez ve bize siyah bir bölge gösterir. Ancak Planck ile bulutların arkası görülüyor.

  • En Büyük Teleskobun Yeri Belirlendi

    Dünya’nın en büyük teleskopu olacak, E-ELT için start verildi. Teleskop, ESO’nun memleketi haline gelen Şili’de kurulacak. Şimdiden 42 metre çapındaki teleskobun aynasının inşası için gerekli emir 2010 yılı sonuna doğru verilecek ve teleskop 2018’de bitirilecek. Haberin özellikle son paragrafını okumanızı tavsiye ederim.

  • Yıldızlararası Ortamda Su Nasıl Oluştu?

    Evin içinde toz olmasını kimse istemez. Ama uzay için aynı şey geçerli değil. Tam tersine uzay boşluğunda biriken toz yığınları anlam taşır. Hele bu tozun içinde su varsa… Heriot-Watt Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı şimdi önemli bir sorunun yanıtını bulmayı hedefliyor: Bütün bu su nereden geldi?