Author: Ümit Fuat Özyar

  • Barnard Gökadası

    ESO’dan Şili La Silla Gözlemevi’ndeki teleskopla NGC 6822 olarak kodlanmış Barnard Gökadası’nın güzel bir fotoğrafı alındı. Küresel kümenin sol üst kısmı zengin yıldız oluşum bölgesi bulunuyor.
    ESO’nun yayınladığı yeni fotoğrafta Barnard nesnesi 1,6 milyon ışık yılı uzaklıktadır. Küme, Samanyolu’nun da üyesi olduğu Yerel Grupta bulunuyor. Barnard kümesi 1884 yılında Amerikalı gökbilimci Edward Emerson Barnard tarafından keşfedildi.

  • Kepler Gökadamızda Hayat Arıyor

    Samanyolu Gökadamızda gezegenimizdeki gibi karmaşık ve gelişmiş yaşam barındıran gezegenler olabilir. Şimdiye kadar bu konuda herhangi bir bilgiye rastlanmadı, ancak bundan sonra Kepler sayesinde daha şanslı olabiliriz.

    Şu anda gelişmiş yaşam barındıran dünyamızdaki bulgulara bakarak başka gezegenlerde yaşam arıyoruz. Yaşam için gerekli maddeler sıvı su ve enerji kaynağı olarak güneş ışığı veya kimyasal maddeler için volkanik etkenlerle oluşan azot ve diğer gazlardır. Yaşamsal alan içindeki karasal gezegenlerde bu maddeler bulunabilir.

  • Spitzer Satürn Çevresinde Dev Bir Halka Buldu

    NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu Satürn çevresinde dev bir halka olduğunu ortaya çıkardı. Yeni halka Satürn sistemi yörüngesine göre 27 derecelik eğime sahip. Halkanın iç kısmı gezegenden 6 milyon km ve dış kısmı 12 milyon km uzaklıkta. Satürn’ün yeni oldukça kalın halkasının dikey yüksekliği gezegenin çapının 20 katı büyüklüğünde ve toplamı 1 milyar Dünya kadar olan ince ve hassas toz ve buz dizilerinden oluşmuş.

  • Büyük Birleşmeye Doğru

    Bulutsular, gökadalar birleşirde karadelikler birleşmez mi? Evrende dev gökadaların merkezindeki dev karadeliklerin gökadaların birleşmesiyle oluştukları yolundaki kuram acaba doğru mu? Yani gökadaların merkezlerindeki karadelikler de birleşip güçlerini arttırıyorlar mı?

    NGC 6240’ın bu görüntüsü 2008 yılında Hubble tarafından görünür dalga boyunda yayınlanan fotoğrafla Chandra’nın X-ışınıyla alınmış fotoğrafının birleştirilmesiyle elde edildi.

  • COROT-7b’nin Atmosferi

    Gezegenimizdeki Güneş, yağmur, kar ve sise alışık olan biz insanlar için başka bir yaşam biçimini hayal etmek imkansız olabilir. Gökten yapışkan bir maddenin yağması bizim hayal gücümüzün dışında kalacaktır.

    Geçtiğimiz Şubat ayında keşfedilen COROT-7b gezegeninin atmosferine ilişkin yeni detaylar elde edildi. (Konuyla ilgili daha önce yayınlanan iki haberi Gökbilgi’de ve ‘ötegezegen’ bölümünde bulabilirsiniz) Washington Üniversitesi’ndeki ekibe göre gezegendeki kayalar, eriyen lav göllerinin hava ve yağmur etkisiyle yoğunlaşmasıyla oluşmuş.

  • Üçüncü Görüntü:Deniz Kulağı Bulutsusu

    ESO, ‘GigaGalaxy zoom’ projesinin üçüncü görüntüsünü, Deniz Kulağı Bulutsusu’nun (Lagoon Nebula, M8) 370 milyon piksellik çözünürlükteki fotoğrafını yayınladı.

    Yeni görüntü karesi bir buçuk dereceden daha geniş bir alanı kapsıyor. Başka bir ifadeyle sekiz dolunay büyüklüğünde bir bölgeyi gösteriyor. Fotoğraf geniş alan görüntüleyicisinin ESO’nun 2,2 metrelik teleskoba bağlanmasıyla ve 67 milyon piksellik görüntülerin işlenmesiyle elde edildi.

  • Mars’a Çarpan Meteorlar Buzu Ortaya Çıkarıyor

    Geçtiğimiz yıl Anka Kuşu (Phoenix) ile NASA Mars’ın yüzeyinin altında buz olduğunu ortaya çıkarmıştı. Şimdi de Mars’a çarpan meteorlar ile yüzey altındaki buzun ortaya çıktığını gösteren bir haberimiz var. NASA, Mars yörünge dolanan Keşif Aracının (Mars Reconnaissance Orbiter) gezegenin orta enlemlerinde bir kraterdeki donmuş suyun iki ayrı tarihte aldığı görüntülerini yayınladı. Krater bir göktaşının gezegene çarpmasıyla oluşmuş ve yüzeyin altındaki buzu ortaya çıkarmıştır.

  • 51 Ophiuchi’deki Toz Diskleri

    Hawai’deki Keck Gözlemevi’ndeki Gökbilimciler 10 m çaplı ikiz teleskoplarla başka bir yıldız çevresindeki toz disklerini incelediler. Bu diskleri Güneş sistemi’ndeki disklerle de karşılaştırdılar. Gözlem için 51 Ophiuchi yıldızı seçildi. Yıldızın toz diski Jüpiter’in yörüngesine kadar uzanıyor. Gezegen sistemleri oldukça tozlu yerlerdir. Güneş sistemimizde birçok kuyrukluyıldız, asteoridler bulunuyor ve bunların yörüngelerişnin zaman Jüpiter’le kesiştiğini Jüpiter çevresindeki tozlu bölgeden anlıyoruz.

  • Ay’da Su Molekülleri Bulundu

    Bilim ve gökbilim için önemli sonuçlar doğuracağı kesin görünen bir gelişmeyi duyurmak istiyorum: Ay’ın kuzey kutbunda su bulunduğu dört ayrı uzay aracıyla doğrulandı. Haberin detayı aşağıda.

    NASA Ay’ın kutup kısımlarında su molekülleri bulunduğunu açıkladı. Üç ayrı uzay aracıyla yapılan keşifte bulunan küçük su molekülü olarak adlandırılan bir hidroksil molekülü. Hidroksil molekülü bir oksijen ve bir hidrojen atomundan oluşuyor.

    Gözlemler Ay Mineraloji Eşleştiricisi veya M3 (M küp), Hindistan’ın Chandrayaan-1 aracılığıyla gerçekleştirildi.

  • Yeni Bir Gezegen Diski Keşfedildi

    Gökbilimciler bir yıldızın çevresinde tuhaf olayların olduğunu keşfettiler. Gökbilimciler gördüklerinin büyük bir olasılıkla bir yıldız veya bir gezegenin, çevresindeki gezegen oluşturma diskini ittiği bir yapı olduğunu düşünüyorlar. Gözlem Spitzer Teleskobu ile yapıldı.

    Kurama göre gezegenler gaz ve toz disklerinin kendi çevrelerinde dönerek yoğunlaşması yoluyla oluşuyor. Bu süreç aslında milyonlarca yıl sürmektedir.