• Çok Uzaklarda Gizlenen Gökada

    Spitzer ve Hubble Uzay Teleskoplarının güçlerini birleştiren araştırmacılar kozmik büyütme yardımıyla en uzaktaki gökadayı keşfetmiş olabilir. Evrenin daha 500 milyon yıl yaşındayken oluşmuş gökada görüntüde pırıl pırıl parlamaktadır. Gökada evrenin karanlık döneminin sona ermesinin hemen ardından oluşmuştur.

  • Kuasarlar: Evrenin Genişlemesi Anahtarı

    Case Western Reserve Üniversitesi ve iki ortak enstitü bilimcileri kuasarların yolladığı ışığın evrende yayılmasını göz önünde tutarak evrenin yapısını belirlemek için yeni bir yol buldular.

    Teknik gelecek on yıl içinde bulunabilecek milyonlarca kuasarın, Büyük Patlama’dan (Big Bang) sonra evrenin nasıl şekillendiğine ışık tutabilecek.

  • Türkiye’nin Gözü Uzayın Devler Liginde

    Türkiye’nin ESO’ya üye olması için çalışmalar yapan ESO-Türkiye girişimi adlı bir grup genç araştırmacının davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Dr. Leibundgut UAK 2012’deki ESO özel oturumunda Avrupa Güney Gözlemevi’nin yürüttüğü çalışmaları içeren ve sorularla 2 saati aşan bir konuşma gerçekleştirdi.

  • NGC 7090 Gökadası

    Hubble Uzay Teleskopu NGC 7090 Gökadası’nın canlı bir görüntüsünü yayınladı. Gökada’nın sarmal kolları üzerindeki genç ve sıcak yıldızlar kolayca fark ediliyor.

    Bu yandan bakışa karşılık gökada merkezindeki dikin şişkin çekirdeği görülüyor. Görüntünün iki ilginç özelliği bulunuyor. Gökada 30 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

  • Mars’tan Bilimcileri Şaşırtan Görüntü

    Mars robotu Fırsat şaşırtan bir görüntü elde etti. Fırsat, bir kaya üzerinde demirce zengin kürecikler olduğunu farketti.

    Görüntüdeki küreler 3 mm çapında. Ön incelemesi tamamlanan kürelerin içeriğinin demir olduğu fark edildi. İlk kez bir Mars kayasının bu kadar yoğun kütleli olduğu görüldü.

  • Önemli Bir Gezegen Keşfi

    Gökbilimciler bir yıldız kümesindeki güneş benzeri yıldızların çevresinde dolanan gezegenler olduğunu keşfetti. Veriler yıldızların yoğun olduğu bölgede gezegenlerin de oluşabileceğini gösteriyor. Gezegenler yaşanabilir olmamasına karşılık, öyle bir gezegende gökyüzünde görünen yıldız sayısı bizimkine oranla daha fazla olacaktır.

  • Jüpiter’de Bir Parlama Daha!

    10 Eylül 2012’de amatör gökbilimci Dan Peterson Jüpiter’de bir patlama gözledi. Patlama hakkında rapor yazan Peterson’ın ardından başka bir amatör gökbilimci George Hall, Jüpiter gözlem filmlerini incelediğinde aynı olayı farketti. Çarpmanın ardında Jüpiter atmosferinde Büyük Okyanus büyüklüğünde bir leke oluştu.

  • Sıradışı Gezegen Yörüngesiyle Şaşırtıyor

    NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu ilk defa bir ötegezegenden gelen ışığı algıladı. Gezegen yaşanabilir olmasa da yaşamın olası olduğu bir gezegenin keşfinin uzakta olmadığını gösterdi. Yeni çalışmada Spitzer, gezegenin yıldıza bakan kısmının metal eritecek kadar sıcak, 2000 Kelvin’den fazla sıcaklıkta olduğunu belirledi.

  • Mars’ta Kar Yağışı Kanıtlandı

    NASA’nın Mars Keşif Aracı’nın ilettiği veriler Mars’ta karbondioksit kar yağışını kanıtladı. Bu yağış türü Güneş Sistemi’nde bilinen tek örnek. “Kuru buz” olarak bilinen donmuş karbondioksit, suyun donma sıcaklığından çok daha soğuk olan eksi125 Cderece’de oluşur. Bu yağış Dünya’da da görülmesine karşılık Mars’taki süreç farklı.

  • Gökyüzündeki Cadı Süpürgesi

    Kalem Bulutsusu ESO’nun Şili’deki La Silla Gözlemevi’nden alınan yeni bir görüntü ile sergilendi. Bu ayrıcalıklı parlak gaz bulutu yaklaşık 11 000 yıl önce meydana gelen bir süpernova patlamasından geride kalan dev bir halkanın parçasıdır. Bu detaylı görüntü MPG/ESO 2.2 metre teleskopu üzerindeki Geniş Alan Görüntüleyicisi ile alınmıştır.