• Ay’ın Eski Kraterleri Mercek Altında

    Ay’a üstünkörü bakınca bir golf topuna benzetilebilir. Yüzeyindeki oyuklar uydumuzun tarihsel geçmişinin büyük bir bölümünde asteroit ve kuyrukluyıldız çarpışmalarına uğradığını gösteren izlerdir. Ay’ın büyük ölçüde bozulmadan kalmış bu yapısı bilim insanlarına iç güneş sisteminin karmaşık oluşumu hakkında da bilgi verir.

  • Az Metanlı Dev

    Aslan takımyıldızındaki dev gezegen GJ 436b’de bir şey eksik. Neptün boyutlarındaki gezegenleri incelemekte olan Spitzer Uzay Teleskopu bu dev gezegende CH4 olarak bilinen metan gazının çok az olduğunu buldu. Gezegendeki metan gazı olması gereken değerden 7000 kat daha az. Metan azlığı gökbilimcileri şaşırtmışa benziyor.

  • Rozet Bulutsusu: Gülün Kalbi

    Bu görüntü 5000 ışık yılı uzaklıktaki yıldız oluşum bölgelerinden Rozet Bulutsusu’na ait. Görüntüdeki beyaz hat ile sınırlandırılmış ve kırmızı yıldızları ortaya çıkaran görüntü ise Chandra X-ışını Teleskopu ile alınmıştır. Merkezde daha yoğun şekilde genç yıldızların kümelenmiş hali görülürken kenarlara doğru bu yoğunluk azalmakta.

  • Komşu Bir Gökada: NGC 300

    ESO yakın gökadalardan oluşan Yontar Grubu’nda bulunan Samanyolu’na benzer sarmal bir gökada olan NGC 300’ün dikkat çekici yeni bir görüntüsünü yayınladı. ESO’nun Şili’de bulunan La Silla Gözlemevi’ndeki Geniş Alan Görüntüleyicisi (WFI) ile alınan 50 saatlik poz gökadanın yapısını duyarlı olarak gözler önüne sermektedir.

  • Mars Bulmacasına Farklı Bakış

    NASA’nın 1976 Viking görevi ve 2008’deki Anka Kuşu (Phoenix) görevleri Mars toprağında karbon içerikli kimyasal yapıların olduğunu gösterdi. Çalışma için Viking verileri tekrar incelendi.

    Organik maddeler biyolojik ya da biyolojik olmayan yollarla oluşabilir. Birçok göktaşı 5 milyar yıldır hem Dünya’ya hem de Mars’a organik maddeler taşımaktadır.

  • Yakın Asteroitler

    NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu Dünya’ya yakın olan bir grup asteroit grubunu ortaya çıkardı. Tıpkı renkli meyveli şekerler ya da çikolatalarda olduğu gibi bunlarda çeşitli renklerde ve şekillere sahip. Bazıları koyu ve mat, bazıları ise parlak ve açık renkte. Dünya’ya yakın 100 asteroitten çıkan sonuç çoğunun farklı olduğu yönünde.

  • Suyu Yıldızın Işığı Oluşturmuş

    Gökbilimciler 2001 yılında yaşlı bir yıldızın çevresini saran su buharı bulutunu keşfettiklerinde hemen bunun kaynağını aramaya başladılar. Yanıt Herschel Kızılötesi Gözlemevi’nden geldi. Herschel, ölen bir yıldızın neden sıcak su buharı bulutuyla çevrili olduğunu da açıklıyor. Yanıt ilginçti: suyu yıldızın ışığı oluşturmuştu.

  • Şiddetli Rüzgarlı Bir Gökada: NGC 4666

    ESO’nun (Avrupa Güney Gözlemevi) 2.2 metrelik teleskobuyla görünür ışıkla alınan bu görüntünün merkezinde tüm ihtişamıyla kendini gösteren gökada NGC 4666’dır. NGC 4666 çok kuvvetli yıldız oluşumları ve dışarı alışılmadık ölçüde şiddetli rüzgarlarla gaz püskürten incelemeye değer bir gökadadır.

  • İki Ötegezegende Potasyum İzine Rastlandı

    Florida Üniversitesi’ndeki gökbilimciler 190 ışık yılı uzaklıktaki HD 80606 b adlı dev gezegenin atmosferinde potasyum olduğunu keşfettiler. Tesadüfen Exeter Üniversitesi’nden David Sing yöneticiliğindeki başka bir grup 485 ışık yılı uzaklıktaki bir başka dev, XO-2b gezegeni atmosferindeki potasyumu algılamak için aynı yöntemi kullandı.

  • Gökada Kümesindeki Çarpışmanın İzleri

    Renklendirilmiş görüntü 3.2 milyar ışık yılı uzaklıktaki Abell 1758 gökada kümesinde çarpışmaya uğrayan iki küçük gökadanın etkilerini ortaya çıkarmıştır. Görüntüdeki mavi renk Chandra X-ışını verilerini ve pembe renk ise Hindistan’daki Dev Metre Dalga boyu Radyo Teleskop (GMRT) ile oluşturuldu.