COROT-7b’nin Atmosferi

Gezegenimizdeki Güneş, yağmur, kar ve sise alışık olan biz insanlar için başka bir yaşam biçimini hayal etmek imkansız olabilir. Gökten yapışkan bir maddenin yağması bizim hayal gücümüzün dışında kalacaktır.

Geçtiğimiz Şubat ayında keşfedilen COROT-7b gezegeninin atmosferine ilişkin yeni detaylar elde edildi. (Konuyla ilgili daha önce yayınlanan iki haberi Gökbilgi’de ve ‘ötegezegen’ bölümünde bulabilirsiniz) Washington Üniversitesi’ndeki ekibe göre gezegendeki kayalar, eriyen lav göllerinin hava ve yağmur etkisiyle yoğunlaşmasıyla oluşmuş.

Üçüncü Görüntü:Deniz Kulağı Bulutsusu

ESO, ‘GigaGalaxy zoom’ projesinin üçüncü görüntüsünü, Deniz Kulağı Bulutsusu’nun (Lagoon Nebula, M8) 370 milyon piksellik çözünürlükteki fotoğrafını yayınladı.

Yeni görüntü karesi bir buçuk dereceden daha geniş bir alanı kapsıyor. Başka bir ifadeyle sekiz dolunay büyüklüğünde bir bölgeyi gösteriyor. Fotoğraf geniş alan görüntüleyicisinin ESO’nun 2,2 metrelik teleskoba bağlanmasıyla ve 67 milyon piksellik görüntülerin işlenmesiyle elde edildi.

Mars’a Çarpan Meteorlar Buzu Ortaya Çıkarıyor

Geçtiğimiz yıl Anka Kuşu (Phoenix) ile NASA Mars’ın yüzeyinin altında buz olduğunu ortaya çıkarmıştı. Şimdi de Mars’a çarpan meteorlar ile yüzey altındaki buzun ortaya çıktığını gösteren bir haberimiz var. NASA, Mars yörünge dolanan Keşif Aracının (Mars Reconnaissance Orbiter) gezegenin orta enlemlerinde bir kraterdeki donmuş suyun iki ayrı tarihte aldığı görüntülerini yayınladı. Krater bir göktaşının gezegene çarpmasıyla oluşmuş ve yüzeyin altındaki buzu ortaya çıkarmıştır.

51 Ophiuchi’deki Toz Diskleri

Hawai’deki Keck Gözlemevi’ndeki Gökbilimciler 10 m çaplı ikiz teleskoplarla başka bir yıldız çevresindeki toz disklerini incelediler. Bu diskleri Güneş sistemi’ndeki disklerle de karşılaştırdılar. Gözlem için 51 Ophiuchi yıldızı seçildi. Yıldızın toz diski Jüpiter’in yörüngesine kadar uzanıyor. Gezegen sistemleri oldukça tozlu yerlerdir. Güneş sistemimizde birçok kuyrukluyıldız, asteoridler bulunuyor ve bunların yörüngelerişnin zaman Jüpiter’le kesiştiğini Jüpiter çevresindeki tozlu bölgeden anlıyoruz.

Ay’da Su Molekülleri Bulundu

Bilim ve gökbilim için önemli sonuçlar doğuracağı kesin görünen bir gelişmeyi duyurmak istiyorum: Ay’ın kuzey kutbunda su bulunduğu dört ayrı uzay aracıyla doğrulandı. Haberin detayı aşağıda.

NASA Ay’ın kutup kısımlarında su molekülleri bulunduğunu açıkladı. Üç ayrı uzay aracıyla yapılan keşifte bulunan küçük su molekülü olarak adlandırılan bir hidroksil molekülü. Hidroksil molekülü bir oksijen ve bir hidrojen atomundan oluşuyor.

Gözlemler Ay Mineraloji Eşleştiricisi veya M3 (M küp), Hindistan’ın Chandrayaan-1 aracılığıyla gerçekleştirildi.

Yeni Bir Gezegen Diski Keşfedildi

Gökbilimciler bir yıldızın çevresinde tuhaf olayların olduğunu keşfettiler. Gökbilimciler gördüklerinin büyük bir olasılıkla bir yıldız veya bir gezegenin, çevresindeki gezegen oluşturma diskini ittiği bir yapı olduğunu düşünüyorlar. Gözlem Spitzer Teleskobu ile yapıldı.

Kurama göre gezegenler gaz ve toz disklerinin kendi çevrelerinde dönerek yoğunlaşması yoluyla oluşuyor. Bu süreç aslında milyonlarca yıl sürmektedir.

Astronomi Diyarı Twitter’da

Astronomi Diyarı’da artık “astronomidiyari” adıyla Twitter’da. Siteyi Twitter hesabınız varsa buradan da yeni gelen yazılardan haberdar olarak izleyebilirsiniz.

Güncel bilgi paylaşım servisleri günümüzde hızla artıyor. Bu tür bilgi sitelerinde gelen bilgi yoğunluğuna bazı zamanlar yetişmekte zorluk da çekmiyor değiliz. Ama bundan şikayetçi değilim. İnterneti güzel kullanma adına iyi gelişmeler bunlar.

Messenger’dan Yörünge İçin Son Adımlar

NASA’nın Merkür keşif aracı olan Messenger, 29 Eylül’de gezegene 230 km kadar yaklaşacak. Messenger aracı 2011’de Merkür yörüngesine oturmadan önceki son manevrasında önemli bilgilerin elde edileceği bildiriliyor.
Aracın aslı görevi Merkür’ün yüzey yapısının belirlenmesidir. Messenger ile Merkür’ün yüzeyinin %90’ına ilişkin görüntü elde edildi. Araç gezegene olan yakınlaşmasıyla ekvator bölgesine daha yakından bakma fırsatını yakalayacak. Bu geçiş sırasında Merkür’ün ince atmosferinin güneş rüzgârlarından nasıl etkilendiği de belirlenebilecek.

İlk Uydumuz Uzayla Tanıştı

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Mühendisliği Bölümü tarafından yapımı gerçekleştirilen ilk Türk uydusu uzaya fırlatıldı. Tamamı Türk bilim insanları ve mühendisleri tarafından yapılan uydumuz, üzerindeki VGA kamerasıyla görüntü alma dışında sıcaklık, manyetik alan ve ivmelenme ölçümleri de yapacak. Ülkemiz böylece içinde bulundurduğu ciddi potansiyeli kullanarak uzay yolculuğuna doğru ilk adımı attı. Dilerim bu tür çalışmalar artarak devam eder. Bu tür haberlere, gelişmelere ihtiyacımız olduğu açık.

ESO’dan Samanyolu-2

ESO, GigaGalaxy projesi çerçevesindeki ikinci fotoğrafı yayınladı. Fotoğraf gökadamızdaki bir bölgeye ait ve 29 gece boyunca toplam 200 saatlik poz alınarak 1200 görüntünün birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Yani çözünürlüğü oldukça yüksek bir başka fotoğraf daha. Fotoğraf gökadamızdaki Yay Takımyıldızı ile Akrep Takımyıldızını kapsıyor. Bu bölge bulutsu ve küresel yıldız kümeleri açısından oldukça zengin bir bölgedir. Amatör gökbilimcilerin en beğendiği bölgeler arasında gelir. Çünkü teleskoplarını birazcık çevirince bir bulutsuya biraz daha çevirince başka bir nesneyi görürler.