Fermi Teleskobu’ndan Mikrokuasar İncelemesi

Gökbilimciler Kuğu X-3’den yayılan yüksek enerjili gama ışınının ikili bir sistem tarafından oluştuğunu gösterdi. Sistemin üyelerinden biri olan büyük yıldız, yakınındaki bir nesnenin–nötron yıldızı veya karadelikde olabilir- etkisinden dolayı uzaya ışık hızının yarısı hızda radyo dalgası yayıyor.

Gökbilimciler bu tür nesneleri mikro kuasar olarak adlandırır. Bu tür nesneler merkezlerinde süper kütleli karadelik olan uzak gökadaların ve blazarların küçük bir kopyaları gibi çok güçlü radyo dalgalarını yüksek hızda yayınlarlar.

Terzan 5 Yıldız Kümesi

Gökadamızın Terzan 5 olarak adlandırılan yıldız kümesinin ayrıntıları ESO tarafından ortaya çıkarıldı. Kümeyi şişkin ve kalın bir toz bulutu kapatıyor. Bulut içerisindeki binlerce yıldızı adeta örtüp bizden gizlemeye çalışıyor. Bulutun bir genç gökada kalıntısı olduğu ancak Samanyolu’na karıştığı düşünülüyor. ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (VLT) ile Terzan 5’in tahmin edildiği gibi büyük bir küme olduğu ve Samanyolu’na sonradan katıldığı belirlendi.

Vampir Yıldız

Gökbilimciler 2000 yılının Kasım ayında ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (VLT) ile keşfedilen bir nesnenin bir yıldızın Tip Ia süpernovası şeklinde patlayan yıldızdan oluştuğundan şüphe etmeye başladılar. Tip Ia süpernovası, ikili yıldız sistemindeki bir yıldızın diğer yıldızdan madde çalması sonucunda şişerek, basıncın kütle çekimine galip gelip yıldızın süpernova şeklinde patlamasıyla oluşuyor. Buradaki ilginçlik nesneyi oluşturan patlayan yıldızın karanlık enerji çalışmalarına katkı sağlayacağı görüşünde yatıyor.

Kepler Gökadamızda Hayat Arıyor

Samanyolu Gökadamızda gezegenimizdeki gibi karmaşık ve gelişmiş yaşam barındıran gezegenler olabilir. Şimdiye kadar bu konuda herhangi bir bilgiye rastlanmadı, ancak bundan sonra Kepler sayesinde daha şanslı olabiliriz.

Şu anda gelişmiş yaşam barındıran dünyamızdaki bulgulara bakarak başka gezegenlerde yaşam arıyoruz. Yaşam için gerekli maddeler sıvı su ve enerji kaynağı olarak güneş ışığı veya kimyasal maddeler için volkanik etkenlerle oluşan azot ve diğer gazlardır. Yaşamsal alan içindeki karasal gezegenlerde bu maddeler bulunabilir.

51 Ophiuchi’deki Toz Diskleri

Hawai’deki Keck Gözlemevi’ndeki Gökbilimciler 10 m çaplı ikiz teleskoplarla başka bir yıldız çevresindeki toz disklerini incelediler. Bu diskleri Güneş sistemi’ndeki disklerle de karşılaştırdılar. Gözlem için 51 Ophiuchi yıldızı seçildi. Yıldızın toz diski Jüpiter’in yörüngesine kadar uzanıyor. Gezegen sistemleri oldukça tozlu yerlerdir. Güneş sistemimizde birçok kuyrukluyıldız, asteoridler bulunuyor ve bunların yörüngelerişnin zaman Jüpiter’le kesiştiğini Jüpiter çevresindeki tozlu bölgeden anlıyoruz.

Yeni Bir Gezegen Diski Keşfedildi

Gökbilimciler bir yıldızın çevresinde tuhaf olayların olduğunu keşfettiler. Gökbilimciler gördüklerinin büyük bir olasılıkla bir yıldız veya bir gezegenin, çevresindeki gezegen oluşturma diskini ittiği bir yapı olduğunu düşünüyorlar. Gözlem Spitzer Teleskobu ile yapıldı.

Kurama göre gezegenler gaz ve toz disklerinin kendi çevrelerinde dönerek yoğunlaşması yoluyla oluşuyor. Bu süreç aslında milyonlarca yıl sürmektedir.

XMM Newton’dan Önemli Bir Keşif

ESA’nın XMM Newton X9ışını Uzay Teleskobuyla bir beyaz cücenin fotoğrafını çekti. Beyaz cüceler kozmik uzaklıkları ölçmede kullanıldığı gibi evrenin genişlemesi bilgisinde de sık kullanılan kaynaklardır.

Gökbilimciler 1997 yılından bu yana HD-49798 parlak yıldızının yakınında X-ışınları yayan görünmeyen bir nesne olduğunu bulmuşlardı. XMM teleskobu ile bu nesnenin beyaz cüce olduğu ortaya çıkarıldı. Ölü yıldız uzaya x-ışınları yollayarak kendini gösteriyor.