Kozmik Işınlar Nereden Geliyor?

Atmosferimiz uzaydan gelen parçacıklar tarafından sürekli bombardıman edilir. Bu gizemli parçacıklar henüz 100 yıl kadar tespit edildi. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte gelişen ve 10 yıllık bir geçmişe sahip yeni nesil teleskoplarla bu kozmik ışınların yapısı, nasıl oluştukları gibi sorulara yanıt aranmaya başlandı. Bu parçacıklar süpernovalar sayesinde hızlandığı ortaya çıkmıştır ancak tüm sorular yanıt bulmamıştır.

Atmosferi izlemekle görevli Cherenkov teleskopları uzun zamandır kozmik ışınları izlemekte ve bu ışınlar hakkında gerekli bilgiyi toplamaktadır.

En Uzak Gökada Kümesi Keşfedildi

Çok ama çok uzaklarda bir gökada kümesi bize göz kırptı. Buradaki uzak kelimesini öylesine söylemiyorum, gerçekten çok uzakta. Öyle uzak ki, kümenin ışığı bize 10.2 milyar yılda geliyor. Bu uzaklık günümüz bilim ve teknolojisi için bir rekor.

NASA’nın Chandra X-ışınları Teleskobu ile evren şu anki yaşının dörtte biri yaşındayken oluşmuş JKCS041 olarak adlandırılan yeni bir nesne keşfedildi. Chandra’dan X-ışınlarıyla alınan mavi bölge, Çok Büyük Teleskop (VLT) ile görünür ışıkta alınan iki görüntünün birleştirilmesiyle kümenin keşfi yapıldı.

Evrenin Genişlemesi Bilinmedik Bir Kuvvete mi Bağlı?

Gökbilimciler gökadalardaki karanlık maddeler arasında bir bağlantı olduğunu ortaya çıkardı. Görünür yıldızlar ve gaz gökadaların kütle hesapları için bu keşif önemli olabilir.

Evrenin yalnızca %4’ünün bildik maddeden oluştuğu düşünülüyor. Gökadalardaki yıldızları bir arada tutan görünmez karanlık maddenin varlığının kanıtlanması çok zordur.

Kütle Çekim ve Kuantum Kuramını Birleştirme Arayışları

Temel fiziğin ulaşabildiği son sınıra bir katkı radyo teleskoplardan geldi. Bilim insanları Güneş’in uzayı ne kadar “eğdiğini” hesaplamayı başardı. Uzay boşluğundaki bu eğriliğin fizik yasaları içinde yer alması aslında Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı ile olmuştu. Kuantum Fiziği ile Kütle Çekim Kuramının birleştirilmesi 21. Yüzyıl Fizikçileri’nin büyük amaçlarından biridir. Bu amacı gerçekleştirmenin yolu da Gökbilim’den geçmektedir.

İlk kez 1916’da Albert Einstein bir yıldızın yakıunından geçen ışığın doğrultusunu değiştireceğini dile getirdi.