• Varolmaması Gereken Yıldız

    Bir yıldızın tamamen hidrojen ve helyumdan oluştuğu ve sadece dikkate değer ölçüde çok küçük bir miktar diğer kimyasal elementleri barındırdığı keşfedildi. Bu şaşırtıcı bileşim, yıldızı genel olarak kabul görmüş yıldız oluşumu teorisinde “yasaklı bölge”ye oturtmaktadır ki bunu anlamı ise bu yıldızın ilk elden oluşmaması gerekirdi.

  • Atarcada Yeni Işıklar

    Kırk yıldan fazla bir süredir süren gözlem ve kuramlara karşılık hızla dönen nötron yıldızları, atarcaların nasıl çalıştıklarına ilişkin kesin bir sonuca ulaşılamadı. Atarcalar 1.5 Güneş kütleli olmalarına karşılık bir küçük şehir boyutlarında yer kaplarlar. Bu nedenle oldukça yoğun nesnelerdir.

  • Yıldızın Sonu Elmastan Bir Gezegen Olmuş

    Gökbilimciler bir zamanlar büyük kütleli bir yıldızın daha sonra elmas bir gezegene dönüştüğünü düşündükleri yeni ve sıra dışı bir gezegen keşfetti.
    Avustralya, Almanya, İtalya,İngiltere ve ABD’li gökbilimcilerden oluşan ekip Birleşik Krallık’taki (UK) Lovell Radyo Teleskopu ve Hawai’deki Keck Teleskoplarıyla gezegenin özelliklerini ortaya çıkardı.

  • Y Sınıfı Kahverengi Cücelere Yeni Üyeler

    NASA’nın Geniş alan Kızılötesi Tarayıcısı soğuk yıldızların insan vücudu sıcaklığı kadar soğuk olan Y sınıfında yeni üyeler keşfetti.
    Bu soğuk yıldızları optik bir teleskopla görmek mümkün değildir. WISE’nin kızılötesi gözlemi ile 40 ışık yılı uzaklığa kadar yani Güneş’e yakın denilebilecek bir bölgede altı Y sınıfı cüce parıltısını gördü.

  • Çok Uzaklardan Gelen Sıradışı Parlama

    Nature Dergisi’nin 25 Ağustos sayısında Mart ayından bu yana Dünya’ya süren X-ışını akışının kozmik bir kaza sonucunda oluştuğuna inanılıyor. NASA’nın Swift uydusu Ejderha takımyıldızındaki yoğun bir kaynağın sıradışı yüksek enerji fişekleri yaydığını belirledi. Işık kaynağı 3.9 milyar ışık yılı uzaklıkta yer alıyor.

  • VLT ile Başak’ın Gözleri

    ESO’nun Çok Büyük Teleskopu Gözler takma adlı tuhaf gökada çiftinin şimdiye kadar ki en dikkat çekici görüntüsünü yakaladı. Çiftin büyük olanı NGC 4438 daha önceden sarmal bir gökada idi, fakat son birkaç yüz milyon yıl içinde diğer gökadalarla çarpışarak kötü bir şekil bozukluğuna uğradı. Çift 50 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alıyor.

  • Pamuk Prenses’le İlgili Yeni Bulgular!

    Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde görevli gökbilimciler cüce gezegen 2007 OR10’un yaklaşık yarısının su buzuyla kaplı olduğunu belirledi. Bunun nedeni ise su buzu püskürtmüş volkanlar. Yeni veriler kırmızımsı cüce gezegenin yavaş yavaş uzaya karışan ince bir metan atmosferiyle kaplı olabileceğini de ortaya koydu.

  • James Webb’in Bir Aracı Testten Geçti

    NASA’nın James Webb Uzay Teleskopu’nun öncü kamerası ve tayfölçeri, uzayda karşılaşacağı çetin şartlar için uygulanan kriyojenik testini geçti. Kriyojenik testi -183 C derece ile mutlak sıfır denilen -273 C derece sıcaklığındaki maddenin dayanıklılığını ölçen testin adıdır. Teleskop 2018’de fırlatılacak.

  • Elenin Dünya’yı Ne Kadar Etkiler?

    Kuyruklu yıldızlar çoğu filmde Dünya için tehdit olarak gösterilse de henüz Dünya’yı büyük ölçüde tehdit eden bir nesne yok. Elenin kuyrukluyıldızı iç Güneş Sistemi’ni ziyarete gelen ilk kuyruklu yıldız değil. Elenin 16 Ekim 2011’de Dünya’ya olabileceği en yakın uzaklıktan geçiş yapacak: 35 milyon km kadar uzaklıktan.

  • Uzayda Grafen Keşfedildi

    NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu uzayda grafen adı verilen yassı karbon parçacıklarına rastladı. Bir atom kalınlığındaki tellerin birleşerek oluşturduğu böylesi bir yapı ilk kez tespit edilmiş oldu.
    Grafen ilk olarak 2004 yılında laboratuarda üretilmiş ve ardından 2010 yılında üreticisine nobel ödülü getirmiştir.