Month: Ocak 2010

  • Spirit Kışa Hazırlanıyor

    NASA’nın Mars yüzeyine yolladığı iki gezgininden Spirit, saplandığı bölgeden çıkarılmaya çalışılırken bir başka tehlike kapıda belirdi: Kış. Kış mevsiminin gelmesi demek aracın yeterli güneş ışığını alamaması demek olduğundan NASA aracın en azından kışı güvenli bir şekilde geçirmesi için önlem almaya çalışıyor. Aracın güneş panellerinin maksimum kış güneşini toplaması gerekiyor. Bunun yolu da aracı birazcık döndürmek. Ama bu iş o kada da kolay değil.

  • Kedi Pençesi Bulutsusu

    ESO, Kedi Pençesi Bulutsusu (Cat’s Paw Nebula) olarak adlandırılmış olan NGC 6334’ün yeni bir görüntüsünü yayınladı. Samanyolu merkezine yakın bir bölgede yer alan bulutsu, yoğun gaz ve toz kümesinin arkasında saklanmaktadır. Bulutsudaki gaz ve toz bulutu, büyük kütleli yıldızların oluşmasına neden olmaktadır.
    NGC 6334’ün görüntüsü insana gökte gezen dev bir kedinin pençesini andırdığı için, Kedi Pençesi Bulutsusu olarak da adlandırılır.

  • Astronomi Diyarı’yla 1 Yıl

    Tam 1 sene önce bugün ücretsiz alandan artık doğru dürüst bir adres satın almanın zamanı geldiğini düşünerek oluşturmuştum bu siteyi. Astronomi Diyarı bu haliyle 1. yılını doldurdu. 1 yılda 200’ün üzerinde haber ve yazıyı paylaştım. (Gerçi bu haberlerin yarısı bir kazaya kurban gitti ya.) Güzel eleştiriler aldım, destekler gördüm. Ülkemizde özellikle bilim alanının hiç de azımsanmayacak ölçüde ilgi çektiğini farkettim. Belki yeterli değil, ama gün geçtikçe bu ilginin arttığı bir gerçek.

  • Mars’taki Ağaç Görüntüleri!

    Yine görsel ve yazılı basınımızın bir kısmında Mars’la ilgili asparagas haber ve görüntüler verilmeye başlandı. Görüntülerden Mars’ta bir zamanlar ağaç olduğu çıkarılmış. Örneğin yandaki görüntü. Sanki ağaç dalları ve otlar varmış izlenimi veriyor değil mi? İşin doğrusu ne peki? Aslında bu görüntüler neyi gösteriyor, onu vermeye ve görmeye çalışalım. Görüntüler Mars yörüngesine oturup gezegenin çevresinde dolanarak gözlemler yapan MRO (Mars Yörünge Aracı-Mars Reconnaissance Orbiter) ile alınmıştır.

  • Yeni Satürn Sistemi Görüntüleri

    Cassini’den yeni Satürn ve uydu görüntüleri birikti. Bana da bunları paylaşmak kaldı. İşte onlardan biri yanda:
    Halkadaki gölge. Satürn’ün halkaları üzerindeki gölge 113 km’lik Epimetheus uydusuna ait. Uydu görüntünün altında kum tanesi kadar küçük görünüyor. Görüntü kırmızı, yeşil ve mavi filtreler ile elde edilen görüntülerin birleştirilmesiyle elde edilmiştir. Cassini bu sırada gezegene 725 000 km uzaklıktaydı. Görüntü ölçeği piksel başına 40 km’dir.

  • Huygens’in Titan’a İnişinin Beşinci Yılı

    Cassini uzay aracının taşıdığı ESA’nın Huygens sondası, Titan yüzeyine inmişti. Bugünlerde ise Huygens’in ilettiği bilgiler ve gelecekte Titan’da ne gibi çalışmalar yapılabileceği konuşuluyor.

    14 Ocak 2005 tarihinde Titan yüzeyine inen Huygens, dünyaya en uzak noktadaki bir başka gökcismine inen ilk araç ünvanını da elde etti. Huygens Titan yüzeyiyle ilgili 4 saat bilgi yollayarak, Titan’ın farklı olduğunu gösterdi.

  • Doğrudan Gözlemle Gezegen Tayfı Oluşturuldu

    Güneş Sistemindeki yapıya benzeyen ve üç gezegeni olan bir sistem hedeflenerek doğrudan gözlem için bir tayf çizelgesi elde edildi. Gezegenlerin oluşumuyla ilgili kuramların test edilmesinde ötegezegen keşifleri kadar bu gezegenlerin yapıları da önem kazanıyor. Söz konusu tayf çizgilerine bakılarak gezegendeki kimyasal elementler tespit edilebilir. Çünkü bu tayf çizgileri maddenin kimyasal parmak izini vermektedir. Aynı zamanda bu çalışma ile evrende başka yaşamlar için önemli bir adım da atılmış oldu. Çalışma ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (Very Large Telescope-VLT) ile yapıldı.

  • Enceladus’taki Isı Döngüsü

    Satürn’ün Enceladus uydusu uzunca bir süredir Cassini tarafından gözleniyor. Nedeni ise bu uydudan uzaya fışkıran buz parçaları. Uydunun iç kısmından yüzeye düzenli olarak yükselen buza yönelik bir çalışma yapıldı.

    Cassini aracı, Enceladus’un yüzeyinden tam buz fışkırması gerçekleşirken geçiş yapıyordu ve bu ilginç olayı görüntülemeyi başardı. O günden bu yana bu ilginç uydu sürekli gözlem altında bulunuyor.

    Ama uydunun güneyi gökbilimcilerin son zamanlarda daha fazla ilgisini çekmeyi başardı.

  • Hubble Düzeni Araştırması: Gökadalar Nasıl Oluştu?

    İki gökbilimci evrendeki gökada türlerine ve gökadaların evrimine yönelik yeni bir çalışma yaptı. Gökbilimciler, Dr. Andrew Benson ile Dr. Nick Devereux gökadalarin 13 milyar yıllık gelişimini inceledi.

    Gökadalar, birkaç milyon yıldızdan bir trilyon yıldıza kadar büyüklü küçüklü yapıda dağılım gösteriyor. Gökadaların sınıflandırılmasıyla ilgili ilk çalışma 1930’larda Edwin Hubble tarafından yapıldı. Hubble tarafından biçimlerine bakılarak yapılan sınıflandırmaya “Hubble düzeni” adı verilir.

  • İkinci Karasal Gezegen Bulundu

    Keck Gözlemevi yardımıyla 4 Dünya kütleli bir gezegen keşfedildi. Bu keşif, bulunan gezegenler içerisinde dünya kütlesine en yakın ikinci karasal gezegen oldu. Bu keşifle birlikte gökbilimciler, dünya benzeri gezegen keşfinin an meselesi olduğunu belirtiyor.

    HD 156668 b olarak adlandırılan gezegen yıldızının çevresindeki turunu 4 günde tamamlıyor. Yıldız 80 ışık yılı uzağımızdaki Herkül takımyıldızında yer alıyor. HD 156668 b, dikine hız yöntemiyle keşfedildi.