Month: Ocak 2010

  • Samanyolu Merkezi Çok Manyetik

    Başını Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nden bir ekibin çektiği uluslararası bir topluluk, Samanyolu Gökadası’nın merkezindeki manyetik alanın, diğer bölgelere göre 10 kat daha güçlü olduğunu ortaya çıkardı. Gökbilimdeki verilerin sağlıklı olarak değerlendirilmesinde manyetik alanların büyük önemi olmaktadır. Bu nedenle Samanyolu’ndaki manyetik alanın net olarak hesaplanması önem kazanıyor. Araştırmaya Almanya’daki Max Planck Enstitüsü Nükleer Fizik Merkezi, ABD’deki Monash Üniversitesi’de katıldı.

  • Bir Yıldızda Sıcak Toz Diski Gözlendi

    Şili’deki Gemini Teleskopuyla 500 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın çevresinde dolanan küçük, kayalık gezegen oluşumunu sağlayan tozlu yapı keşfi yapıldı. Yalnız keşfi bir farkı var. Güneş Sistemi’nin oluşumuna hiç de benzemeyen bir yapıda yoğun çarpışmalardan oluştuğu gözlendi.

    Şimdiye kadar birçok yıldızın çevresinde dolanan sıcak toz ve gaz bileşenleri saptandı. Ancak HD 131488 yıldızının çevresinde bulunan biraz farklı. Burada henüz bilinmeyen türde yıldıza yakın sıcak bir disk ve yıldızdan çok uzakta soğuk bir toz kütlesinin birbiriyle çarpıştığı bilgisi alındı.

  • Erken Evrendeki Gökadalar Görüntülendi

    12 Milyar yıl önce uzay neye benziyordu? Bu sorunun yanıtı için Hubble’dan ve ESA’nın Herschel aracından iki ayrı görüntü geldi: 12 milyar yıl önce evren. İki aracın görüntüsü ve haberlere ilişkin ayrıntılar için bu haberi tekrar düzenlemek zorunda kaldım.

    İlk görüntü Hubble yerleştirilen Geniş Açılı Kamera (WFC3) ile Ekim 2009’da alındı. Görüntü kızılötesi, görünür ışık ve morötesi dalga boyuyla ile alınan fotoğraflarla elde edildi. Böylece rengarenk, oldukça net ve derinliğe sahip bir görüntü elde edilmiş oldu.

    Görüntüde erken döneme ait gökadaların şekillerinin oluşmaya başladığı görülüyor.

  • Uzaydaki Av

    NASA’nın Chandra X-Işınları Gözlemevi ile Magellan teleskopları ile ilk kez bir karadelik, avını pençesine düşürmüş olarak yakalandı. Orta boydaki bir karadeliğin yakınındaki bir yıldız kalıntısı olan beyaz cüce yıldızı kendine doğru çektiği ve yıldızı yavaş yavaş parçaladığı ortaya çıkarıldı. Böylesi bir olay –eğer onaylanırsa- ilk kez görüntülenmiş olacak.

    Bu olay yaşlı yıldızların barındığı bir kümede olağandışı parlamaya başlayan bir ışık kaynağı sayesinde fark edildi. Chandra’ya ulaşan X-ışını yoğunluğu ile gökbilimciler teleskoplarını bölgeye yönelttiler.

  • Mars Göllerine Ne Oldu?

    Uydu görüntülerine dayanarak Mars’ın 3 milyar yıl önce bugünkünden daha ılık ve sulu bir yüzeyi olduğunu söyleyebiliriz. Yüzeydeki göller eriyen buzullardan oluşmuştu. Önceki araştırmalarda gezegenin 3.8 ile 4 milyar yıl önceye kadar sulu olduğu ortaya çıkarılmıştı. Yeni bir çalışma ile daha fazla detay elde edildi. Mars Yörünge Keşif Aracı ile gezegenin yüzeyine ilişkin daha detaylı görüntüler elde edildi. Bu görüntülerle suyun daha geç dönemlerde gezegende bulunduğu bilgisi elde edildi.

    Mars yüzeyindeki su göllerini oluşturan buzulları ne eritmiş olabilir?

  • Kepler 2010’a Beş Gezegenle Girdi

    NASA’nın büyük ümitler beslediği Kepler Uzay Teleskobu ilk keşfini gerçekleştirdi. Kepler ilk keşfinde beş ötegezegen bulduğunu bildirdi. Gezegenler Kepler 4b, 5b, 6b, 7b, 8b olarak adlandırıldı.

    NASA’nın Ames Araştırma Merkezi’nden William Borucki Kepler’in son derece sağlıklı çalıştığını ve aracın, bilimin Güneş Sistemine yönelik sorularına yanıt vereceğini umduklarını dile getiriyor. Ötegezegen keşiflerinde hem gezegenlerin yapıları hem de gezegen disklerinin gözlenmesinin çok önemli bir yeri bulunuyor.

  • Ötegezegen Rehberi

    Yirmi yıllık bir geçmişi olmasına karşılık “ötegezegenler” her yaştan insanın ilgisini çekiyor. Yeni bulunan her gezegene ilişkin verileri insanlarımız ciddi bir şekilde irdeliyor. İşin uzmanlarından bu gezegenlere ulaşmanın çok zor olduğu, ışığın bile bu gezegenlerden bize onlarca, yüzlerce yılda geldiğini öğrenince biraz morallerimiz bozuluyor ama yine de merak etmeye devam ediyoruz.

    İşte bu hareketli bilim dalına ilişkin Avrupa Güney Gözlemevi (ESO)’nin hazırladığı “Ötegezegen Rehberi”ni işin meraklıları ve öğrencilerimiz için türkçeleştirmeye çalıştım.

  • Spirit’i Zor Günler Bekliyor

    NASA’nın kuma saplı halde hareketsiz kalan robotu Spirit için zor günler yaklaşıyor. Çünkü aracın bulunduğu yere yavaş yavaş kış geliyor. Kışın gelmesi robotun sonunu getirebilir.

    Spirit Mars yüzeyine 3 Ocak 2004 tarihinde indi. İkizi olan Opportunity ise 24 Ocak 2004’te Mars ile tanıştı. Mars yüzeyini gezerek görev yapacak olan robotlara aslında biçilen ömür üç ay ile belirlenmişti. Ancak robotlar 6 Dünya yılı ya da 3.2 Mars yılı boyunca görevde kaldılar ve hala görevdeler. Bu süre içerisinde robotlar Mars’ın eskiden sulu ve hareketli bir yapısının olduğunu ortaya çıkardılar.