Voyager Araçlarının Yolculuğu Sürüyor

Güneş sisteminin dış gezegenleri ile sınırlarını keşfetmek amacıyla 1977’de fırlatılan Voyager araçlarının yolculuğu sürüyor ve 2035 yılına kadar sinyalleri alınabilecek. Bundan sonra ise tek başlarına kalacaklar. Voyager 2’den özelm dolu geriye bakış resmi. (NASA / ESA / G. Bacon / STScI)

NASA 1977’de Güneş sisteminin sınırlarını araştırmak amacıyla ikiz Voyager projesini başlattığında uzay istasyonu henüz emekleme aşamasındaydı. Ay’a iniş görevlerinin başarıyla sonuçlanmasının ardından başka bir cesur proje gerekliydi.

Güneş sisteminde her 175 yılda bir gerçekleşen dört dış gezegenin aynı hizaya gelmesi kaçırılmaması gereken bir şans oluşturmaktaydı. Araçlar sırayla Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü görebilirdi.

Ve sonuç başarılı oldu.

Voyager araçlarının rotaları aynı değildi. (NASA/JPL-Caltech)

Araçlar Jüpiter’in Io uydusunda volkanlar olduğunu, Europe’nın muhtemelen buz kabuğunun altında okyanus olduğunu keşfettiğinde bilim insanlarını şaşırttılar. Satürn’ün atmosfer yapısı ile yeni halkaları, uydularının özelliklerini belirlediler. Voyager 2, Uranüs ve Neptün’e ulaştığında ise adeta bir devrim oldu. Voyager verileri günümüzde de yeni keşiflerin önünü açmaya devam ediyor.

Ancak sondaların işi bitmemişti. Voyager 1 ve 2 günümüzde hâlâ çalışıyor ve bu da onları tarihte en uzun görev yapan uzay görevi haline getiriyor. İkisinin izlediği rotalar farklı olsa da iki araç hâlâ Güneş sistemindeler ve önlerinde oldukça uzun bir yol var.

Nereye Gidiyorlar?

Saatte 56,000 km gibi inanılmaz bir hız büyüklüğüne ulaşsalar da Voyager uydularının Dünya-Güneş uzaklığının birkaç bin katı kadar uzağımızda bulunan Oort bulutunun kenarına ulaşmaları için daha 300 yıla ihtiyaç var. Oort bulutunu tamamen geçmeleri 30,000 yıldan daha fazla zaman alacak.
Bundan sonraki 40,000 yıl için Voyager 1 başka bir yıldızın çekim alanına girebilir. Ancak Voyager 2’nin bir yıldızın etki alanına girmesi için 300,000 yıl gerekebilir.

Yeni keşifler için bu kadar beklemeye gerek yok ve zaten araçlar yol aldıkça yeni keşifler yapmayı da sürdürüyor.

Şu an ne yapıyorlar?

Voyager 1, 2012 yılında yıldızlararası uzaya ulaşan ilk uzay aracı oldu.
Güneş her yöne dışarı doğru akan ve gezegenleri yıldızlararası parçacıklardan koruyan manyetik alanı oluşturan yoğun parçacık akışı üretir ki buna güneş rüzgârı denir. Güçlü rüzgâr yıldızlararası ortamda tüm gezegenleri içine alan büyük boşluk içindedir. Bu koruyucu boşluğa heliosfer ve dış sınırına ise heliopause denir.

Araçların bulundukları bölgeleri gösteren resim. (NASA-JPL/Caltech)

Voyager 1 heliopause sınırının hem içinde hem de dışındaki manyetik ölçümlerde belirgin bir fark göremedi. Voyager 2, 2012’de aynı bölgeye ulaştığında da benzer sonuçlar elde etti.

Bilim insanları Güneş’ten yayılan parçacıkların yıldızlararası uzayda da olması gerektiğini düşünüyordu. Ancak Voyager 1 böyle bir şey görmedi. Voyager 2 ise bunun tersini buldu. Yani heliopause içinde hareketli güneş parçacıkları vardı.

İkiz araçlar bunun dışında güneş rüzgârının oldukça yavaş hareket ettiğini belirledi.

Voyager 1 ve Voyager 2 ne zaman ölecek?

Voyager araçları neredeyse 40 yıldır çalışıyor ve mesaj yolluyor. Geçtiğimiz Mart ayında NASA araçlarla daha sağlıklı iletişim kurmak amacıyla Derin Uzay Ağı antenlerini onarmak için Voyager 2’den gelen mesajları bir süreliğine durdurdu.

Derin Uzay Ağı Antenlerinin konumlarını gösteren harita. (Alison Mackey/Discover)

Bu oldukça risk taşımaktadır ve Voyager 2’yi bir daha duyamayabiliriz. Voyager 1’in ise bağlantısı kesilmedi. Proje sorumluları araçları bizimle iletişimi kesene ya da üzerlerindeki güç kaynağı ömrünü tüketinceye kadar araçlarla iletişimde kalınacak.

Her ikisindeki bilimsel aletler 2025’e kadar çalışabilecek. Bundan sonra da Derin Uzay Ağı antenlerinin menzilini aşma süresi olan 2035’e kadar araçlardan mühendislik verileri alınabilecek.

Ancak yıldızlararası uzayda bize ne gördüklerini söyleyemeyecekler.

Yolculuğun Altın Diski

Elbette araçların görevleri süresince başına ne geleceği adım adım bilinmekteydi. Güneş sisteminden tek yönlü çıkış bileti olan araçların fazla dayanamayacağı da biliniyordu. Carl Sagan başka bir yıldızda yaşayan olası akıllı canlıların Voyager araçlarından birini bulması durumunda onlara kendimizi tanıtmamız gerektiğini düşündü.

Gezgin’deki altın plak. (NASA)

İki araçta da Dünya’yı ve Dünya’daki yaşamı anlatan bir altın disk bulunmaktadır. Yıldızlara yollanan bu diskte gezegenimizin değişik yerlerinden görüntüler, düzinelerce müzik ve 55 dilde selamlama içermektedir.

Yani bir gün Voyager araçlarından haber alamasak bile bu bizim yıldızlararası uzaya ilettiğimiz son mesaj olmayacak.

Carl Sagan’ın sözüyle bitirelim: “Milyarlarca yıl sonra Güneş Dünya’yı kömürleşmiş bir küle döndürecek. Voyager araçları o zaman bile hayatta ve üzerlerindeki disk büyük ölçüde sağlam olacak. Ve belki de Samanyolu içinde bir zamanlar bir gezegende yaşayan eski medeniyetlerin delillerini taşıyacak.”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

2 Yorumlar

  1. Gökhan Belül says:

    Ümit Bey merhaba,
    Öncelikle gökbilim açlığımızı doyuran böyle bir site için teşekkürler.

    Cassini gibi daha gelişmiş bir aracı Satürn’e düşürmek yerine neden böyle bir amaç için kullanmadılar?

    1. Ümit Fuat Özyar says:

      Voyager araçları büyük gezegenlerin yanından hızla geçip, onların etkisiyle hızlanıp sistemi terk etmek amacıyla planlandı. Cassini için böyle görev planlanmadığı için üzerindeki yakıt Satürn sistemini terk edecek yeterlikte değildi. Zaten Cassini Satürn’e düşerken, son görevini de yerine getirerek Satürn’ün üst atmosferi hakkında bilgi yollamayı başardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.