23 Mart 2010

Jüpiter’in Gizemi

Jüpiter’in içi. Atmosferin üst kısmındaki neon eksikliğinin nedeni helyum damlacıklarına bağlanıyor. Gezegenin daha aşağı kısmı ise helyum ve neon açısından zengin. (Burkhard Militzer/UC Berkeley)

NASA’nın Jüpiter’e yolladığı Galileo aracı 1995 yılında ulaştığı gezegen ile ilgili gökbilimcileri şaşırtan veriler yollamaya başladı. Bunların başında da Jüpiter’de öngörülmeyen şekilde helyum ve neon gazlarının az olması gelir. Yeni gerçekleştirilen benzetimler ile bir sır perdesi aralanmaya çalışılıyor. Çalışma Kaliforniya Üniversitesi’ndeki bir ekip tarafından gerçekleştirildi.

Gökbilimciler bir gezegenin nasıl oluştuğunu ve gezegenin oluşmasını sağlayan öğeleri ortaya çıkarabilmek için güneş ve göktaşlarını inceler. Bu cisimlerde bulunan madde ile gezegenlerdeki maddeyi kıyaslarlar. Jüpiter’de çoğunlukla Güneş’te olduğu gibi hidrojen ve helyum gazı bulunur.

Ancak Galieo sondası ile gezegendeki bazı maddelerin güneşten daha fazla olduğu sonucuna ulaşılırken, helyumun bir miktar ve neon çok daha fazla miktarda eksik olduğu görüldü. Güneş’teki neon değeri kütlesinin 1/600’ü olmasına karşılık Jüpiter atmosferindeki bu oran 1/6000 idi. Jüpiter’in hidrojen ve helyum karışımından oluştuğunu kabul eden kuram, neon eksikliğini açıklayamazdı. Bazı fizikçiler neonun Jüpiter atmosferinden kaçtığını öne sürseler de bu kanıtlanamamıştı.

Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’ndeki gökbilimciler ise bu gizemi çözmüşe benziyor. Gezegenin içindeki sıcak gazlarla ilgili yapılan bir benzetim ile buradaki atmosfer katmanında helyumun yoğunlaşan hidrojenin damlacıklarının birleşmesiyle oluştuğu ve buradaki neon gezegenin içine doğru düşerek eridiğini gösteriyor. Dolayısıyla dev gezegendeki neon gazı eksikliği helyum yağmuruna bağlanıyor.

Dünya’daki su damlalarının yere düşmesine benzer şekilde Jüpiter’de de yağmur damlaları oluşmaktadır. Yaklaşık 10-13 bin km yükseklikten inen sıvı helyum damlacıkları neonun eriyip hidrojenle karışıp yok olmasına neden oluyor.

Benzetimler ile uzun zamandır saklı kalan bir sır çözüme kavuşturulmuş görünüyor. Aynı etkinin Jüpiter’den daha küçük olan Satürn’de de olup olmadığı ise yeni bir araştırma konusu. Ancak Satürn’ün Jüpiter’den daha soğuk olması nedeniyle böylesi bir etkinin daha farklı yaşanabileceği belirtiliyor.

Kaynak: Science Daily