26 Ocak 2012

En Büyük Kütleli Gökadaların Vahşi Erken Yaşamları

Astronomlar parlak uzak galaksilerin kümelere ya da gruplar halinde beraberce gözlemlenmelerinin nedenini öğrenmek için ESO’nun işlettiği 12-metrelik Atacama Yol bulucu Deneyi (APEX) teleskobu [1] üzerinde yer alan LABOCA kamerasından gözlemleri, ESO’ya ait Çok Büyük Teleskop, NASA’ya ait Spitzer Uzay Teleskobu ve diğerlerinden elde edilenler ile birleştirdiler. (ESO, APEX (MPIfR/ESO/OSO), A. Weiss et al., NASA Spitzer Science Center)

Dramatik yıldız oluşumunun karadelikler tarafından sona erdirilmesi

APEX teleskobunu kullanarak, bir astronomlar ekibi şimdiye kadarki erken Evren’deki en güçlü yıldız oluşum patlamaları ile bugüne kadar ki bulunan en kütleli galaksiler arasındaki bağı buldular. Galaksiler, erken Evren’deki dramatik yıldız patlamalarıyla çiçek açan, onları günümüzdeki yaşlanan galaksiler olarak kütleli fakat pasif bırakan, yıldızların doğumunun ani bir şekilde kesildiğini gördüler. Astronomlar yıldız patlamalarının ani sonunun muhtemel suçlusuna da sahipler : süper kütleli kara deliklerin ortaya çıkması.

Astronomlar parlak uzak galaksilerin kümelere ya da gruplar halinde beraberce gözlemlenmelerinin nedenini öğrenmek için ESO’nun işlettiği 12-metrelik Atacama Yol bulucu Deneyi (APEX) teleskobu [1] üzerinde yer alan LABOCA kamerasından gözlemleri, ESO’ya ait Çok Büyük Teleskop, NASA’ya ait Spitzer Uzay Teleskobu ve diğerlerinden elde edilenler ile birleştirdiler

Galaksiler birbirine daha yakın kümelendikçe, karanlık madde – galaksinin kütlesinin büyük bir kısmını oluşturan görünmeyen madde – halesi daha da kütleleşir. Yeni sonuçlar bu tip galaksiler için şu ana kadar yapılmış olan en doğru kümeleme ölçümleridir.

Galaksiler o kadar uzaktırlar ki ışıklarının bize ulaşması yaklaşık olarak on milyar yıl almaktadır, bu yüzden biz onların on milyar yıl önceki hallerini görüyoruz [2]. Bu erken Evren’in anlık karelerinde, galaksiler yıldız patlaması olarak adlandırılan bilinen en yoğun tipte yıldız oluşumu aktivitesini geçirmektedirler.

Galaksiler etrafındaki karanlık madde halelerinin kütleleri ölçülürek, ve bu halelerin zaman içerisinde nasıl büyüdüklerini incelemek için bilgisayar simulasyonlarını kullanarak, astronomlar erken kozmostan olan bu uzak yıldız patlaması galaksilerinin neticede dev eliptik galaksiler – bugünkü Evren’deki en kütleli galaksiler – olduklarını buldular.

“Bu erken Evren’deki en enerjik yıldız patlaması galaksiler ile günümüzdeki en kütleli galaksiler arasında bu açık bağı gösterebilmemizin ilk seferidir.,” diye açıklıyor Ryan Hickox (Dartmouth Koleji, USA ve Durham Üniversitesi, UK), takımın baş bilim adamı.

Daha da ötesi, yeni gözlemler işaret etmektedir ki uzak galaksilerdeki parlak yıldız patlamaları kabaca 100 milyon ışık yılı – kozmolojik terimlerde  uzaklıkta yer almaktadırlar,  ama bu kısa zamanda galaksideki yıldızların sayısını ikiye katlayabiliyorlar. Bu hızlı büyümenin ani sonu astronomların henüz tam olarak anlayamadğı galaksiler hikayesinde bir başka bölümdür.

“Kütleli eliptik galaksilerin yıldız üretmeyi uzun bir zaman önce aniden bıraktığını ve şimdi pasif durumda oldukalarını biliyoruz. Ve bilim insanları bir galaksinin tamamıyla yıldızpatlamasını kapatacak kadar kuvvetli neyin olabileceğini merak edioyrlar,” diyor Julie Wardlow (Irvine, USA’daki Kalifornia Üniversitesi, ve Durham Üviversitesi, UK), bir takım üyesi.

Takımın sonuçları kabul edilebilir bir açıklama sağlıyor: kozmos tarihinin bir bölümünde, yıldız patlaması galaksileri kuasarlara çok benzer bir şekilde kümelenmişlerdir ki bu onların aynı karanlık madde halesi içinde bulundukları gösteriyor. Kuasarlar Evren’deki en enerjik nesneler – merkezlerindeki süper kütleli kara delik ler tarafınan güçlendirilmiş yoğun radyason yayan galaktik fenerler – arasındadırlar.

Yoğun yıldız patlamasının aynı zamanda kara delik içine çok büyük miktarlarda maddeyi bırakarak kuasarı güçlendirdiğini öneren bir oluşum delili vardır. Kuasarlar devamında galaksinin geriye kalan gazını – yeni yıldızlar için ham madde –  dışarıya doğru püskürttüğüne inanılan güçlü yıldız patlaması enerjisini yayar ve bu etkili bir şekilde yıldız oluşumu sürecini kapatır.

Kısacası, galaksilerin yoğun yıldız oluşumunun ihtişamlı günlerinin aynı zamanda merkezlerinde yer almakta olan ve hızlı bir şekilde dışarıya üfleyen ve yıldız oluşturma bulutlarını yok eden devasa kara delikleri besleyerek kıyametine neden olmaktadır,” diye açıklıyor David Alexander (Durham Üniversitesi, UK), onların bir üyesi.

Notlar

[1] 12 metre çaplı APEX teleskobu Şili And’ları yamaçlarındaki Chajnantor platosunda yer almaktadır. APEX ALMA, Atacama Büyük Milimetre/milimetrealtı Dizisi, için ESO ve onun uluslararası ortaklarıyla, Chajnantor platosunda yer alan yenilikçi bir teleskobu inşa etmekte ve yönetmektedir. APEX kendisi ALMA projesi için yapılmış tek bir prototip anten temellidir. İki teleskop birbirini tamamlayıcıdır: örneğin, APEX geniş gökyüzü alanları boyunca pek çok hedefi bulabilirken ALMA detaylıca inceleyebilir. APEX Max Planc Radyo Astronomi Enstitüsü (MPIfR), Onsala Uzay Gözlemevi (OSO) ve ESO birlikteliğidir..

[2] Bu uzak galaksiler milimetrealtı galaksileri olarak bilinmektedir. İçinde yoğun yıldız oluşumunun meydana geldiği uzak Evren’deki çok parlak galaksilerdir. Bu aşırı uzaklıktan dolayı yıldız ışığı tarafından ısıtılan toz parçacıklarından gelen kızılötesi ışığı daha uzun dalga boylarında kırmızıya kayar ve tozlu galaksiler bu sebepten ışığın milimetre altı dalga boylarında daha iyi gözlemlenirler.

Loading player…

ESO-Türkçe (Çeviri: Fırat Koçak-İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü – ESON Türkiye Ekibi)


Düşünceniz

XHTML: Bu kodlardan yararlanabilirsiniz.: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

%d blogcu bunu beğendi: