Çok Uzaklardan Çok Parlak Bir Gökada

Milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki bir gökada NASA’nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu’nun dikkatinden kaçmadı. 15 Eylül’de başlayan şiddetli parlamalarla gökada, görünen evrendeki en parlak gama ışını kaynağı oldu.

Gökbilimciler, 7.2 milyar ışık yılı uzaklıktaki Kanatlıat (Pegasus) takımyıldızındaki 3C-454.3 adlı aktif gökadanın bu görüntüsünü “muhteşem” olarak tanımladılar.

İtalya’daki Nükleer Fizik Enstitüsü’nden Gino Tosti, gökada içindeki karadelikte her neler oluyorsa çok yüksek hızlarla jet fışkırmaları algıladıklarını ve ve olağanüstü parlamanın nedeninin bu jetler olduğunu vurguluyor.

Alkor’un Çifti Bulundu

Büyükayı takımyıldızında çıplak gözle görünmeyen ve Alkor yıldızına eşlik bir yıldız olduğu keşfedildi. Keşfe göre Alkor’un eşi bir kırmızı cüce. Alkor iki Güneş kütleli olan genç bir yıldızdır. Büyük olmasından dolayı da ömrü daha kısadır. Ancak oldukça parlaktır. Büyükayı’daki Alkor ve onun yakınındakiler 500 milyon yıl önce aynı buluttaki maddeden oluşmuştur. Alkor yıldızı , Mizar ile birlikte aynı konumda yer alırlar. Galile’nin arkadaşlarından biri Mizar’ın aslında bir çift yıldı olduğunu keşfetti.

Mizar-Alkor çifti tarihte askerlik mesleği için bir test aracı olarak kullanılmıştır. Günümüzdeki ışık kirliliği nedeniyle bunu algılamak çok güç.

Fermi Teleskobu’ndan Mikrokuasar İncelemesi

Gökbilimciler Kuğu X-3’den yayılan yüksek enerjili gama ışınının ikili bir sistem tarafından oluştuğunu gösterdi. Sistemin üyelerinden biri olan büyük yıldız, yakınındaki bir nesnenin–nötron yıldızı veya karadelikde olabilir- etkisinden dolayı uzaya ışık hızının yarısı hızda radyo dalgası yayıyor.

Gökbilimciler bu tür nesneleri mikro kuasar olarak adlandırır. Bu tür nesneler merkezlerinde süper kütleli karadelik olan uzak gökadaların ve blazarların küçük bir kopyaları gibi çok güçlü radyo dalgalarını yüksek hızda yayınlarlar.

Terzan 5 Yıldız Kümesi

Gökadamızın Terzan 5 olarak adlandırılan yıldız kümesinin ayrıntıları ESO tarafından ortaya çıkarıldı. Kümeyi şişkin ve kalın bir toz bulutu kapatıyor. Bulut içerisindeki binlerce yıldızı adeta örtüp bizden gizlemeye çalışıyor. Bulutun bir genç gökada kalıntısı olduğu ancak Samanyolu’na karıştığı düşünülüyor. ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (VLT) ile Terzan 5’in tahmin edildiği gibi büyük bir küme olduğu ve Samanyolu’na sonradan katıldığı belirlendi.

Spitzer’den En Genç Kahverengi Cüce Keşfi

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu en genç kahverengi cüceyi keşfetti. Kahverengi cüceler ne gezegen ne de yıldız sınıfına alınırlar. Gezegen olmaları için fazla büyük ve sıcaktırlar. Yıldız olmaları da mümkün değil, çünkü yıldızlara göre daha soğuk ve daha küçüktürler. Peki bu nesneler nasıl oluşmuştur?

Kahverengi cüceler, yıldız ve gezegenleri oluşturan aynı toz ve gaz bulutlarından oluşur.

Yamyam Gökada

ESO’nun Yeni Teknoloji Teleskobu (NTT-New Technology Telescope) ile kızılötesi görüntüler yeni bir teknikle işleniyor. İşte bu teleskopla 11 milyon ışık yılı uzağımızdaki Erboğa A dev gökadası görüntülendi. Gökbilimciler gökadayı aynı zamanda yamyam gökada olarak adlandırıyor çünkü şu sıralar küçük bir gökadayı yutmakla meşgul. NGC-5128 olarak kodlanan gökada ilk kez 1847 yılında John Hershcel tarafından keşfedilmişti.

Vampir Yıldız

Gökbilimciler 2000 yılının Kasım ayında ESO’nun Çok Büyük Teleskobu (VLT) ile keşfedilen bir nesnenin bir yıldızın Tip Ia süpernovası şeklinde patlayan yıldızdan oluştuğundan şüphe etmeye başladılar. Tip Ia süpernovası, ikili yıldız sistemindeki bir yıldızın diğer yıldızdan madde çalması sonucunda şişerek, basıncın kütle çekimine galip gelip yıldızın süpernova şeklinde patlamasıyla oluşuyor. Buradaki ilginçlik nesneyi oluşturan patlayan yıldızın karanlık enerji çalışmalarına katkı sağlayacağı görüşünde yatıyor.

Yeni Bir Süpernova Tipi

Yedi yaşındaki bir süpernovaya ilişkin veriler yenilendi. Buna göre süpernovanın nedeni, ikili yıldız sistemindeki bir beyaz cüceden diğerine helyum akışı olarak belirlendi. SN2002bj olarak kodlanan süpernovaya ilişkin yeni bilgiler Berkeley Üniversitesi’nden Dovi Poznanski başkanlığındaki bir ekip tarafından elde edildi.

“Bu süpernova şimdiye kadar gördüklerimizin arasında en hızlı gelişenidir. 3-4 kat daha hızlı bir gelişme seyri izleyen süpernova, 20 gün içinde kayboluyor.

Bir Nötron Yıldızında Karbon Atmosfer Bulundu

Chandra X-ışını Teleskobu, Kraliçe A (Cassiopeia A) süpernova kalıntısının merkezindeki nötron yıldızının ince atmosferinin karbondan oluştuğunu buldu. Fotoğrafın merkezindeki nötron yıldızının büyültülmüş hali çizilerek oluşturulmuş bir resimdir.

Chandra bölgenin görüntüsünü 1999 yılında ilk elde ettiğinde buradan ne X-ışını ne de radyo dalgası alamadığından süpernova kalıntısının yerinde duran nötron yıldızına ilişkin kanıt elde edilemedi. Ancak burada bir nötron yıldızı olduğu varsayılıyordu.

Renkli Bir Uzay Mücevheri Görüntüsü

Üç büyük teleskop, ESO’nun Çok Büyük Teleskobu, 2.2 metrelik Li Sills Teleskobu ve NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu’ndan alınan görüntülerin birleşmesiyle muhteşem bir fotoğraf elde edildi. Fotoğrafta bir yıldız kümesinin içindeki mücevher gibi parlayarak kendini gösteren yıldız görünüyor. Çıplak gözle görülemeyen “mücevher” NGC 4755 olarak bilinen kümede yer alıyor. Mavimsi yıldızların ortasındaki bu sönük turuncu yıldız ilk kez İngiliz Gökbilimci John Herscel tarafından 1830 yılında farkedildi.